tarihinde gönderildi.

Amerika’ya Numune Olan Devşirme Usulü – Ekrem Buğra Ekinci

Osmanlılarda yükselmek için tek şart liyakattir. Hangi ırka ve dine mensup olursa olsun, kabiliyetli gençlerin önü açıktır. Devşirme denilen bu usul, devleti 6 asır ayakta tutan prensiplerden biri olmuş; Amerika’ya da numune teşkil etmiştir.

[dropcap]O[/dropcap]smanlı devlet adamları ilk devirlerde medrese mezunlarından seçilirdi. Zamanla devlet büyüdü. Devlet adamlarında daha fazla siyaset tecrübesi aranır oldu. Devlet, kendi idarecilerini kendisi yetiştirmeye başladı. Medreseliler devletin hukuk ve din adamları olarak pozisyonunu sürdürdü. Küçük memurlar ise hükümet ofislerinde usta-çırak münasebetiyle yetiştirildi. Devlet ricali, saraydaki Enderun Mektebi’nde tahsil görürdü. Burası hem padişahın hususi hizmetinin görüldüğü idari ofisler hem de devlet ricalinin yetiştiği bir akademiydi.

Adam Olacak Çocuk!

Osmanlı Arması  [fotoğraf: © onedio.com]
Osmanlı Arması
[fotoğraf: © onedio.com]

Pençik, Farsça “beşte bir” demektir. İslâm hukuku, esirleri hakkında hükümdara muhayyerlik tanımıştır. Hepsi öldürülebilir veya fidye karşılığı serbest bırakılır veyahut da köle yapılırdı. Bu üçüncü hâlde beşte biri devlete aittir. Bunlardan istikbal vadedenleri kabiliyetlerine göre mekteplerde Müslüman Türk kültürüyle devlet adamı ve asker olarak yetiştirilirdi. Geri kalanı devlete ait toprak ve ahırlarda çalışırlardı. Bunlara “ortakçı kullar” denirdi.

Harplerde Alman esirlerden devlet hissesine düşen beşte birine “pençik” denirdi. Pençik Kanunu Sultan I. Murad zamanında çıkarıldı. Ankara Harbini müteakip fetihler durup kâfi miktarda pençik ele geçmediği için Sultan II. Murad zamanında Devşirme Kanunu çıkarıldı. Gayrimüslim çocuklar, umumiyetle ebeveyninin de rızasıyla yetiştirilmek üzere devlet hizmetine alınmaya başladı. Bunlar 8 ilâ 15 yaşlarında olup, zekâ, terbiye ve fizikî görünüş bakımından en mükemmel olanlar arasından ilm-i kıyafet (fizyonomi ilmi) bilen hususi memurlarca muhtelif imtihanlardan geçirilerek seçilirdi.

Kim Devşirilir, Kim Devşirilmez?

İmam Şafiî, İslâmiyet’in zuhurundan sonra kitabî bir dine girenlerin, memleketleri savaş ile fethedilirse, kölelikten kurtulamayacağını söyler. Devşirme usulü bu kavle göredir. Nitekim İslâmiyet’in zuhurundan evvel kitabî dine girmiş topluluklar olduğu için Yahudi ve Ermeni çocukları devşirilmez.

Terbiye kabul etmez görülen gözü açık şehirli çocuklar devşirilmez. Saray ahırlarına bağlı Üsküdar çayırlarına bakmak ve hariçten gelenlere kılavuzluk yapmak karşılığında Kartal ve Kadıköy’den çocuk devşirilmez. Hâkim sınıfa dayanarak halkı ezer yahut firar ederler endişesiyle Müslümanlardan devşirme alınmaz.

Ekrem Buğra Ekinci (Prof. Dr.) [Fotoğraf: © ekrembugraekinci.com]
Ekrem Buğra Ekinci (Prof. Dr.)
[Fotoğraf: © ekrembugraekinci.com]

[highlight]Devşirme, bir şehirde 40 evden bir çocuk nispetindedir. Tek oğul devşirilmez. Çocukları devşirilenler, vergiden muaf tutulur. Az da olsa çocuğunu vermek istemeyen çıkar, bunlar çeşitli yollarla ikna edilir. Devşirildikten sonra firar edenlere çok az rastlanır. Böylece köyünde kalsa en fazla papaz olabilecek çocuğun önünde icabında sadrazamlığa kadar giden bir yol açılır. Fakir Balkan köyleri için devşirilmek aslında bir kurtuluştur.[/highlight]

Sultan Fatih’ten itibaren idarede devşirmeler tercih edilmiş; padişahın kulu oldukları için bu usulün çok faydaları görülmüştür. Bu usulle yetiştirilenler, kökünden apayrı, cemiyetle herhangi bir kan veya mahallî bağı bulunmayan, padişaha sadık ve tarafsız bir bürokrasi ve ordu teşkil etmiştir. Devşirme usulü, gayrimüslimlerin ekseriyette bulunduğu eyaletlerin daha itaatli olmasına yardım etmiştir. Buralarda eli silah tutabilecek gençler, umumiyetle devlet hizmetinde idi. Nitekim devşirme usulü kalktıktan sonra, bu eyaletler birer ikişer istiklal mücadelesine girişmiştir.

Ailesiyle irtibata geçen devşirmelerin sayısı azdır. Bunlar da ailesini Müslüman yapmışlardır. Hırvat asıllı Sokullu Mehmed Paşa, daha silahtarken Bosna’nın Sokol kasabasındaki ailesiyle temasa geçmiş; kardeşi ve amcazâdesini İstanbul’a getirterek Enderun’a aldırmış; bilahare anne ve babası da gelmiş ve hepsi Müslüman olmuştu. Sokol’da yalnızca Papaz olan bir kardeşi kalmıştı. Devşirmelerin hemen hepsi Müslüman Türk kimliğine uygun yaşamış; sadıkane hizmetleri ve hayır eserleriyle öne çıkmışlardır. Devşirmeler halis Müslüman ve Osmanlı’dır. [quote]Hadis-i şerif, “Bir kavimin köle ve azatlıları da o kavimden sayılır” der.[/quote]

Gücün Sebebi

Devşirme Kanunundaki evsafı taşımadığı görülen çocuklar, tophaneye işçi verilir. Diğerleri önce Müslüman Türk çiftçilerin yanına yerleştirilir, Türkçe ve İslamiyet’i öğrenmeleri sağlanır. Sonra İstanbul ve Edirne’deki Acemioğlanlar Mektebi’ne alınır. Burada muvaffak olanlardan hüsn-i cemal sahipleri Enderun’a geçer. Güçlü kuvvetli olanları da saray bahçelerine ve sahil emniyetine bakan Bostancı Ocağı’na ayrılır. Geri kalanları yeniçeri olur.

Merhum Mimarsinan'ın Eseri: Selimiye Camiisi @ Edirne  [fotoğraf: © edirnegezilecekyerler.org]
Merhum Mimarsinan’ın Eseri: Selimiye Camiisi @ Edirne
[fotoğraf: © edirnegezilecekyerler.org]

Mahmud Paşa, Gedik Ahmed Paşa, Davud Paşa, Hersekzâde Ahmed Paşa, Koca Mustafa Paşa, Dukakinzâde Ahmed Paşa, Şehit Hadım Sinan Paşa, Makbul İbrahim Paşa, Lütfi Paşa, Kılıç Ali Paşa, Rüstem Paşa, Lala Mustafa Paşa, Cağaloğlu Sinan Paşa, Cerrah Paşa, Kuyucu Murad Paşa, Koca Yusuf Paşa, Cezayirli Gazi Hasan Paşa, Tiryaki Hasan Paşa gibi meşhur vezirler, hatta Mimar Sinan köle yahut devşirme acilidir.

1633 yılından itibaren devşirme usulü zaafa uğradı. Müslüman halkın çocuklarından da okumaya hevesli olanlar Enderun’a alındı. Yeniçeri Ocağı kaldırılana kadar devşirme usulü cereyan etti.

Liyakati ön planda tutan, din ve ırkına bakmaksızın halkın, istidadından faydalanmayı öngören devşirme sistemi, Osmanlı Devleti’ni altı asır ayakta tutan prensiplerdendir. Süper güç davasındaki Amerika’ya da numune olmuştur. Amerika, ırkı ne olursa olsun, zeki ve kabiliyetli insanlardan istifadeyi şiar edinmiştir.