tarihinde gönderildi.

Eski Felsefenin Şii Mezhebine Tesiri – Muhammed Ebu Zehra

[ayraç]‘ta bugün sizlere Merhum Muhammed Ebû Zehra hocanın eseri Mezhepler Tarihi‘nden iktibâs yapıyoruz. Ebû Zehra hoca, Şii mezhebi ile Fars kültürünün arasındaki benzerliklere değiniyor. Şiîlerin iddiaları, Fars kültürünün Şiîler üzerindeki etkisi vb. birçok konuyu bu iktibâsta bulabileceksiniz.

[ayraç] | kitaba biraz mola…

Hz. Ali (ra)’ı ilahlaştıran “Sebeiyye” ve benzeri gurupları bir yana bırakırsak, şüphesiz ki Şiilik İslami bir fırkadır. Bunların her söylediğinin ya Kuran’dan bir ayete veya Resulullah’a nisbet edilen bir hadise dayandığı muhakkaktır. Ne var ki Şiilik, bir takım felsefi görüşleri kapsamaktadır. Doğu ve batı âlimleri, Şiilikte bulunan bu felsefi görüşleri, İslâmdan önce mevcut olan felsefi ve dini kaynaklara ve İslâmın gelmesiyle sona eren Fars medeniyetine dayandırmışlardır. İçlerinde Prof. Douzy’nin de bulunduğu bir kısım Avrupa âlimleri, şiilik mezhebinin kökünün Fars eğilimli olduğunu tesbit etmişlerdir. Çünkü Araplar, hür olarak yaşamaya alışmış Farslar ise krala, krallığın veraset yoluyla intikal ettiğine inanmışlardır. Farslar, Halifenin seçimi gibi bir mefhumu bilmezler.

Merhum Muhammed Ebû Zehra [fotoğraf: © Musab Turan Kışlakcı]
Merhum Muhammed Ebû Zehra [fotoğraf: © Musab Turan Kışlakcı]

Peygamber Efendimiz (S.A.V.) âhirete intikal ederken geriye erkek evlat bırakmadı. Bunlara göre, Peygamberden sonra Halife olmaya en lâyık kişi, amcasının oğlu Hz. Ali idi. Ondan daha önce Halife olan Ebu Bekir, Ömer ve Osman, Hilafeti, ona layık olandan gasp yoluyla almışlardı. Farslar, krallarına kutsal bir nazarla bakmaya alışmışlardı. Hz. Ali ve soyuna da aynı görüşle baktılar, insanın birinci vazifesinin, Halifeye itaat etmek olduğunu, Halifeye itaatin ise Allah’a itaat etmek olduğunu söylediler. 1)Bu mevzuda merhum Dr. Ahmed Emin’in “Fecrül İslâm” adlı eserine bakınız.

[box type=”info” size=”large” style=”rounded”]Diğer bir kısım Avrupa âlimleri ise Şii mezhebinin, Farslardan daha çok Yahudi dininden kaynaklandığını ileri sürerler. Buna delil olarak da Hz. Ali’nin, kutsallaştırılmasına ilk davet eden Abdullah b. Sebe’nin Yahudi oluşunu gösterirler. Bu âlimler, Şiilikte bulunan Yahudilik tesirleri yanında eski Asya dinlerinden olan “Budizm” ve benzerlerinin de tesiri bulunduğunu söylerler. Şiiliğin, Yahudilikten alındığı görüşünü ileri sürenler belki de bu  görüşlerini Şa’bî adlı âlimden veya İbn-i Hazm’dan almışlardır. Şa”bî, Şiilik hakkında şöyle dedi: “Bunlar, İslâm ümmetinin Yahudileridir.”[/box]

İbn-i Hazm, “Fisal” adlı kitabında şöyle der: “Bu Şiiler, İlyas (as), Fanhas b. Azar b. Harun (as) şu ana kadar diridirler.” diyen Yahudilerin yolunu tutmuşlardı. Bazı tasavvufçular da bu yoldan gitmiş, Hızır ve İlyas (A.S.)’ın bugüne kadar sağ olduklarını sanmışlardır.”2)el-Fisal sh. 4-180

Biz, Şiiliğin, iktidar ve iktidarın miras yoluyla intikali hususunda Fars düşüncesinin tesiri altında kaldığına inanıyoruz. Şii mezhebi ile Fars yönetim sistemi arasındaki benzerlik açık olarak görülmektedir. Farsların çoğunun günümüze kadar Şiilik mezhebini benimsemeleri ve ilk Şiilerin Farslardan oluşu, görüşümüzü desteklemektedir.

 Şii mezhebi ile Fars yönetim sistemi arasındaki benzerlik açık olarak görülmektedir. Farsların çoğunun günümüze kadar Şiilik mezhebini benimsemeleri ve ilk Şiilerin Farslardan oluşu, görüşümüzü desteklemektedir.  [fotoğraf: © muslimvoices.org]
Şii mezhebi ile Fars yönetim sistemi arasındaki benzerlik açık olarak görülmektedir. Farsların çoğunun günümüze kadar Şiilik mezhebini benimsemeleri ve ilk Şiilerin Farslardan oluşu, görüşümüzü desteklemektedir. [fotoğraf: © muslimvoices.org]

Yahudilik meselesine gelince; Şiiliğin bazı görüşlerinin Yahudiliğe uygun oluşunun sebebi; Şiilik felsefesinin, çeşitli yönlerden kaynaklanmasıdır. Ancak şunu belirtmek gerekir ki, şiiler aslında İslâmî delillere dayanıyorlarsa da genellikle Fars eğilimindedirler.

Günümüzdeki Şiiler ve geçmişteki birçok mutedil Şiiler, Abdullah b. Sebe gibi kişilerin kendilerinden biri olduğunu kesinlikle reddederler. Çünkü bunlara göre İbn-i Sebe” Müslüman değildir. Nerde kaldı ki Şii olsun. Biz, bu hususta tamamen Şiilerin görüşlerine katılıyoruz.

Dipnotlar   [ + ]

1.Bu mevzuda merhum Dr. Ahmed Emin’in “Fecrül İslâm” adlı eserine bakınız.
2.el-Fisal sh. 4-180
Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir