tarihinde gönderildi.

Hz. Peygamber’in Sözlerinin Değeri – Salim Öğüt

Malumdur ki O'nu diğer insanlardan üstün kılan yönü, kendisine vahyolunmasıdır.

[ayraç]‘ta bugün sizlere Merhum Salim Öğüt Hocanın Modern Düşüncenin Kur’an Anlayışı eserinden iktibâs yapıyoruz. Merhum Öğüt Hoca, Efendimiz (sav)’in sözlerin niçin ve neden önemli olduğuna değiniyor. Güzel tespitlerin yer aldığı bu iktibâsı hayırlı okumanız duası ile…1)Modern Düşüncenin Kuran Anlayışı, Salim Öğüt, RIHLE Kitap, Sayfa 147-148

[ayraç] | kitaba biraz mola…

Hz. Peygamber’e gelince, O’nun (s.a.v.) kendi sözlerine dair bu şekilde bir değerlendirmesi olduğunu bilmiyoruz ama bu alanda câiz olduğunu düşünerek kıyas yoluyla aynı sonuca varabileceğimizi sanıyoruz. Yani Hz. Peygamber’in sözlerinin de bizim sözlerimize nisbeti, Hz. Peygamber’in (s.a.v.) bizlere nisbeti gibi olmalıdır.

Malumdur ki O’nu diğer insanlardan üstün kılan yönü, kendisine vahyolunmasıdır.2)Kehf Sûresi, 18/110

"O, kendiliğinden konuşmamaktadır. O(nun konuşması kendisine) vahyedilenden başkası değildir."<br/>Necm Sûresi, 53/ 3-4
“O, kendiliğinden konuşmamaktadır. O(nun konuşması kendisine) vahyedilenden başkası değildir.”
Necm Sûresi, 53/ 3-4

Dolayısıyla O’nun sözünü bizim sözümüzden üstün kılan yönü de budur. Çünkü “O, kendiliğinden konuşmamaktadır. 0(nun konuşması kendisine) vahyedilenden başkası değildir.3)Necm Sûresi, 53/ 3-4

[highlight]Bütün bu ön bilgilerden sonra asıl ifade etmek istediğimiz nokta şudur: Sözün değerinin muhtevasından/içeriğinden kaynaklanması prensibi, Allah ve Rasulü için geçerli değildir. Hatta onlar için bu kural tersinden çalışmakta, çünkü onlardan sâdır olan sözün kıymeti, kaynağından ileri gelmektedir.[/highlight]

Yani bir Kur’ an ayeti değerlendirilirken, muhteva bakımından incelendikten sonra değer hükmüne varılmaz. Tam tersine, o sözün değeri söyleyeninden ileri gelmektedir, dolayısıyla bizatihi kendisi değerlidir. Buna göre bir ayetle karşılaştığımız zaman, sadece ve sadece ondan en verimli, en isabetli ve en doğru şekilde istifade etmeye bakarız.

Sünnet için de aynı değerlendirme geçerlidir. Uzmanlarınca bilinmektedir ki, Sünnet’in Kur’an’dan farkı, sübut problemidir.

Sünnet diye rastladığımız herhangi bir söz, fiil veya takrir, gerçekten de, O’na ait mi, değil mi, sorusu, her dönemde geçerliliğini korumuştur. O’na aidiyeti sabit olduktan sonra, Sünnet’in hükmü de Kur’an gibidir.

Bu yüzden, soru sormak üzere gelen bir kimseye Rasulüllah’ın bir hadisiyle cevap veren İmam Mâlik, soran kişinin: “ama falan sahabe de bu konuda şöyle diyor” demesi karşısında öfkelenmiş ve parmağıyla Hz. Peygamber’in kabrine işaret ederek 4)İmam Mâlik derslerini Hz. Peygamber’in (s.a.v.) mescidinde, O’nun kabr-i şerifinin yanında vermekte idi şu tarihi cevabı vermiştir: [dropcap]”Herkesin sözü alınır da, reddedilir de, ancak şu kabrin sahibi müstesna; O’nun sözü sadece alınır.”[/dropcap]

Basit gibi gözüken bu hakikat, son zamanlarda göz ardı edilmeye başlandığı için, bazı problemlerimizi eskiye nisbetle daha zor halleder, hatta daha doğru bir tabirle, halledemez duruma düştük.

Dipnotlar   [ + ]

1.Modern Düşüncenin Kuran Anlayışı, Salim Öğüt, RIHLE Kitap, Sayfa 147-148
2.Kehf Sûresi, 18/110
3.Necm Sûresi, 53/ 3-4
4.İmam Mâlik derslerini Hz. Peygamber’in (s.a.v.) mescidinde, O’nun kabr-i şerifinin yanında vermekte idi
tarihinde gönderildi.

“Teoloji” “Din” midir? -Merhum Salim Öğüt

Müellifin “yeni bir teoloji onun yerini alır.” ifadesi, çok önemli bir tartışma konusunu daha gündeme getirmiştir. O da Teoloji ve Din konularının aynılığı veya ayrılı konusudur.

[ayraç]’ta bugün sizlere Merhum Salim Öğüt Hoca‘nın Modern Düşüncenin Kur’an Anlayışı eserinden  “Kur’an’ın Tarihsel Okunuşu” söylemlerine yaptığı bir tenkidi paylaşıyoruz. Hayırlı Okumalar…

[ayraç] | kitaba biraz mola…

Müellifin “yeni bir teoloji onun yerini alır.” ifadesi, çok önemli bir tartışma konusunu daha gündeme getirmiştir. O da Teoloji ve Din konularının aynılığı veya ayrılı konusudur.

Evet “din” ile “teoloji” iki ayrı konudur; dolayısıyla “din dili” ile “teolojik dil”de ayrı ayrı dillerdir. 1)Modern Düşüncenin Kur’an Anlayışı, Salim Öğüt, RIHLE Kitap, İstanbul 2013, Sayfa 225-226

“Din dili” ile kastedilen nedir?

[quote]Bir ifadenin dinî olması için, onun salt tarihsel ve antropolojik bir ifade olma düzeyini aşıp, inanç bağlamında bir rol oynaması ve kanaate dayanan bir dil olma özelliğini taşıması gerekir.[/quote]

Daha açık söylemek gerekirse, ifadenin, her şeyden önce, normal bağlamlarda hayata karşı çok kapsamlı ve temel bir tutumu dile getirmesi ve bu durumu çağrıştırıcı özellikte olması; ikinci olarak da bu tutumun nesnesinin bir bağlanma ve teslimiyet nesnesi olması gerekir.2)Turan Koç, Din Dili, s., 6-7.

Salim Öğüt (Prof. Dr.)
Merhum Salim Öğüt Hoca (Prof. Dr.)

Din dili, daha açık söylemek gerekirse yaşayan imanın dili böyle, müminlerin anlayışlarını yöneten ve hayatlarına yön veren temel bakış açısı ve tutumları dile getiren dildir. Bu bakımdan din dilini, empirik dünyaya işaret eden veya tanımlar arasında ilgi kuran (analitik) bir dil değil, bizim nihai mukadderatımıza ilişkin kanaatlerimizin dile getirildiği bir dil olarak görmek gerekir 3)A.e., s. 7

Smart, Stare ve Allen gibi bazı düşünürlere göre bu dilin asıl kullanımı ve özü, “huşu duygusu” uyandıran bir dil olmasıdır. 4)A.e., s. 9

Din dili ile teolejik dil arasındaki ayırım: Dinî dilde hayata ve tanrıya karşı çok kapsamlı ve temel bir tutumun dile getirilmesi söz konusu olduğu halde, teolejik dilde “tanrı hakkında konuşma” üzerine konuşma durumu vardır. Bir diğer ifade ile din dilinde birinci şahıs dili esas olduğu halde, teolojik kullanılışında üçüncü şahıs diline geçilmekte, dolayısıyla burada içten katılma yerine, bir yerde sistemli bir öğretiye dayanan zihinsel kanaat ve yorumlar söz konusu olmaktadır.” 5)A.e., s. 12

Bir başka ifade ile din dilinde vecd, aşk, iman, ittiba, iltizam, teslimiyet gibi unsurlar bulunmalıdır. Dua, niyaz, münacat, iltica gibi hususlar bu dilin ana omurgasında yerini almalıdır.

Özetle ifade edecek olursak din dili kuru bir eleştiri dili değildir.

Dipnotlar   [ + ]

1.Modern Düşüncenin Kur’an Anlayışı, Salim Öğüt, RIHLE Kitap, İstanbul 2013, Sayfa 225-226
2.Turan Koç, Din Dili, s., 6-7.
3.A.e., s. 7
4.A.e., s. 9
5.A.e., s. 12