tarihinde gönderildi.

Fransız Medenî Kanunu’na Galip Gelen Mecelle – Ekrem Buğra Ekinci

Fransız Medenî Kanunu'na Galip Gelen Mecelle - Ekrem Buğra Ekinci

Bugün [ayraç]’ta siz okuyucularımıza Ekrem Buğra Ekinci’nin Ama Hangi Osmanlı? eserinden iktibas yapıyoruz. Ama Hangi Osmanlı? eserinin bir bölümünde1)Ama Hangi Osmanlı?, Ekrem Buğra Ekinci, Timaş Yayınları, İstanbul 2013, Sayfa:46-48, Merhum Ahmet Cevdet Paşa’nın hazırladığı ve dünyada ses getiren hukuk kitabı Mecelle anlatılmaktadır. Bu iktibasta Mecelle’nin çıkış sebebi, Mecelle’den sonra değişen medenî kanunları ve etkilerini okuyacaksınız.2)rihlekitap.com editörü.

 [ayraç] | kitaba biraz mola…

[quote]Mecelle, Sultan Aziz zamanında hazırlanmış bir medeni kanundur. Yüksek vasıfları sebebiyle dünya çapında itibar görmüş; başta İsrail olmak üzere Osmanlılardan koparılan devletlerde yıllara tatbik olunmuştur.[/quote]

XIX. asırda Avrupa ile münasebetlerimizde değişiklikler oldu. Daimi bir harp hâli manzarası, yerini barışa bıraktı. 1856’daki Paris Konferansrı’nda, Osmanlı Devleti düvel-i muazzamadan, yani dünyanın en büyük beş devletinden biri olarak kabul edildi. Avrupa tüccarı Osmanlı ülkesine gelip gitmeye başladı. Osmanlılar, Avrupa ile yeniden tanıştı.

Kanununuz Neyse Bilelim!

Bu arada memlekette hummalı bir ıslahat çalışması Yeni mahkemeler, yeni kanunlar yapılıyor; yeni müesseseler kuruluyor; geri kalmışlık önlenmeye çalışılıyordu. Osmanlı Devleti, çağın gereklerine uymaya çalışarak modem bir devlet havasına bürünüyordu. Şüphesiz Osmanlı Devleti’nin de bir kanunu vardı. Ama şeriattan kaynaklanan bu metinler Arapça idi. Yeni kurulan mahkemelerin hakimleri bunları anlamakta zorlanıyordu. Fransız muhibbi Sadrazam Âli Paşa, o sıralar pek popüler olan Fransız Medeni Kanunu Code Civile Napoleon’u iktibas etmeyi düşündü. Hatta bunu tercüme bile ettirdi. Ancak karşısına başını büyük âlim Ahmed Cevdet Paşa’nın çıktığı muhafazakârlar dikildi.

Bunlar, ecnebi bir kanunu iktibas etmenin haysiyet kırıcı olduğunu söylediler. Bir fikre karşı çıkınca, onun alternatifini ortaya koymak gerekir. Cevdet Paşa da öyle yaptı. Mecelle Cemiyeti’ni kurarak ülkede zaten cari bulunan İslâm hukukunu, Avrupaî usulde kanun hâline getirmeye muvaffak oldu. Zamanın çok kıymetli İslam hukukçularının yer aldığı ve başlarında Cevdet Paşa’nın bulunduğu heyet, 1869-1876 seneleri arasında fasılalı, maceralı çalışma neticesi Mecelle-i Ahkâm-ı Adliyye’yi tamamlamaya muvaffak olmuştur.

Mecelle-i Ahkâm-ı Adliyye, “adli hükümler topluluğu” demektir. Alimler heyetinin müşterek çalışmasıdır. Ama hazırlanmasında Cevdet Paşa’nın rolü ve emeği herkesten fazladır, Komisyona havâle etmenin ne demek olduğunu bildiği için, çalışmanın sonu beklenmeden, her bahis hazırlandıkça, Sultan Aziz’in iradesi ile kanun olarak ilan edilmiştir.

Ekrem Buğra Ekinci (Prof. Dr.) [Fotoğraf: © ekrembugraekinci.com]
Ekrem Buğra Ekinci (Prof. Dr.)
[Fotoğraf: © ekrembugraekinci.com]

Olması Gerekeni Anlatan Maddeler

1851 maddelik Mecelle’de, şahıs, aile ve miras hukukuna dair hükümler yoktur. Çünkü bunları şer’i ve ruhani mahkemelerinin sahasına giriyordu. Mecelle ise, esas itibariyle yeni kurulan Nizâmiyye Mahkemeleri için çıkarılmıştı. Ceza, vergi, atazi hukukuna ait hükümler de başka kanunlarla tanzim olunmuştur.

Mecelle’de şu bahisler bulunur: Sanş, kira ve hizmet, kefâlet, havâle, rehin, vedia, emanet, bağışlama, gasp ve itlâf, hacr, ikrah, şufa, şirket, vekâlet, sulh, ibrâ, ikrar, dava, deliller, yemin, kazâ.

Mecelle’nin ilk yüz maddesi ise kavâid-i külliye (külli kâideler) denilen umumi hukuk prensipleridir. Hükümlerin fıkıh kaynaklarından nasıl çıkarıldığını bildirir. Olması gerekeni ifade eden ve Avrupa hukukunun, pek çok mücadeleden sonra varabildiği hükümlerdir.

Eski hukukçuların neredeyse ezbere bildikleri bu yüz madde, bugün dahi hukuk mantığı ve tefsiri bakımından günümüz hukukçularına kıymetli bir kaynak teşkil etmektedir:

  • Bir işten maksat neyse, hüküm ona göredir; şekile yakin zâil olmaz (Şüphe ile iyi bilinen şey bozulmaz).
  • Berâet-i zimmet aslıdır (Suçsuz olmak esastır).
  • Meşakkat teysiri celbeder (Zorluk kolaylığı çeker),
  • Zarüretler memnü olan şeyleri mübah kılar (Zarüret, yasağı mübah hâle getirir).
  • Ehven-i şerreyn ihtiyar olunur (İki kötülük ile karşı karşıya gelinince, hafif olanı seçilir).
  • Adet muhakkemdir (Örf ve Âdet, hüküm sebebidir).
  • Ezmânın tegayyürü ile ahkâmın tegayyürü inkâr olunamaz (Zamanın değişmesiyle, örfe dayalı hükümlerinde değişmesi inkâr olunamaz).
  • Külfet ni’mete ve ni’met külfete göredir…

Mecelle’den Son Vazgeçen İsrail

Mecelle, 1926’da İsviçre Medeni Kanunu’nun alınmasına kadar 57 sene tatbik edildi, Arapça, Bulgarca, Rumca, Ermenice, Fransızca ve İngilizceye tercüme olundu. Şerhleri yazıldı. O tarihlerde muhtar (otonom) birer vilayet olan Mısır ve Tunus’ta tatbik edilmedi.  Bulgaristan Prensliği kurulurken, Mecelle’yi yeni mevzuatlarrnın esası kabul ettiler. Sırbistan ve Karadağ medeni kanunlarına, pek çok hüküm Mecelle’den alındı.

Zeydîlerin hâkim olduğu Kuzey Yemen’de Osmanlı hâkimiyeti sona erer ermez (1918) tatbikattan kaldırıldı. Arnavutluk’ta 1928, Kıbrıs’ta 1946, Suriye’de 1949, Irak’ta 1951, Ürdün’de 1976, Güney Yemen’de 1992’ye kadar tatbik edildi. Buna rağmen o memleketlerde yeni yapılan medeni kanunlarda Mecelle’nin izlerini görmek mümkündür. Lübnan’da l934’te Mecelle’nin ekseri maddeleri kaldırıldı, ancak hakimler mevzuatta bir hal tarzı bulamadıkları meselelerde Mecelle’ye bakmakla mükellef kılındı.

Filistin’de Mecelle’nin tatbikatı İngiliz işgalinden, hata İsrail kurulduktan sonra da devam etti. İsrail’de Mecelle 1984’te kaldırıldı. Ancak İsrail kanunlarında Mecelle’nin teşirleri fazladır. İsrail aynî haklar kanununun pek çok hükümlerini de Mecelle’den alınmıştır.

İkisi de İstanbul’da Hazırlandı

Ama Hangi Osmanlı? - Prof. Dr. Ekrem Buğra Ekinci - Timaş Yayınları - rihlekitap.com'da indirimli!
Ama Hangi Osmanlı? – Prof. Dr. Ekrem Buğra Ekinci

Mecelle, fıkıh kaidelerinin bir araya toplanması için yapılan ilk teşebbüstür. Fıkhın, kanun hâline getirilebileceğini gösterdiği için İslâm Aleminde büyük bir hürmet uyandırmıştır. Hükümleri arasında tezada rastlanmaz. Kolay anlaşılan parlak bir uslübu vardır. Maddeleri son derece veciz ve açıktır. Her kitabın evveline o mevzuya ait tabirlerin konması, her maddede de misallerin verilmesi hükümleri anlamayı ve tatbikatını kolaylaştırmıştır.

Avrupa’da ilmi bir cemiyet vasıtasıyla hazırlanan ilk kanun İmparator Iustini