tarihinde gönderildi.

Toplumsal İlişkilerimize Dikkat! – Ebubekir Sifil

[ayraç]’ta bugün sizlere Ebubekir Sifil hocanın yeni eseri Müslümanca Bir Hayat İçin adlı kitabından iktibâs yapıyoruz. Bu iktibâs toplumsal ilişkilerimizde müslümanca bir hayat için gerekli olan davranışlarımızı ilgili ayet-i kerimeler ve hadis-i şerifler ışığında açıklamaktadır. Hayırlı okumalar… 1)Müslümanca Bir Hayat İçin, Ebubekir Sifil, RIHLE Kitap, Mayıs 2014, Sayfa 147-1482)[Blog Kapak Görseli: © eurasiacommunity.org]

[ayraç] | kitaba biraz mola…

“(Ey Habibim!) De ki: “Eğer Allah’ı seviyorsanız bana ittiba edin ki, Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın.” 3)Âl-i İmrân, 31.

[dropcap]E[/dropcap]fendimiz (s.a.v)’den nakledilen bir hadis bu ayeti şöyle tefsir ediyor: “Kim Allah’ın ve Resulü’nün kendisini sevmesini istiyorsa, doğru sözlü olmaya, emanete riayete ve komşusuna eziyet etmemeye baksın.”4)Abdürrezzâk es-San’ânî, el-Musannef, 11/8.

Kim Allah’ın ve Resulü’nün kendisini sevmesini istiyorsa, doğru sözlü olmaya, emanete riayete ve komşusuna eziyet etmemeye baksın.
Kim Allah’ın ve Resulü’nün kendisini sevmesini istiyorsa, doğru sözlü olmaya, emanete riayete ve komşusuna eziyet etmemeye baksın.
[fotoğraf:© picpickle.com]

Bu hadiste ifade buyurulan üç husus arasında nasıl bir ortak özellik vardır diye düşündüğümüzde karşımıza şu gerçek çıkıyor: Efendimiz (s.a.v) burada namazımıza, orucumuza ve sair bireysel ibadetlerimize değil, toplumsal ilişkilerimize dikkat çekiyor:

1. Yalanı hayatınızdan çıkarın buyuruyor. Her ne şekilde olursa olsun yalan söylemeyin. Buna göre bir başka hadiste ifade buyurulan üç hal dışında yalanın hayatımızda yerinin olmaması gerekiyor. (O üç hal, düşmanla savaş, küs arkadaşların arasının bulunması ve evliliğin kurtarılmasıdır.) 5)Ebû Dâvud, “Edeb”, 58.

2. Size emanet edilen şeye hıyanet etmeyin. Emanet denilince sadece birisinin bize geçici olarak teslim ettiği ve bir süre sonra gelip alacağı şeyleri düşünmeyelim. Bize verilen sağlık sıhhat ve bedenden çoluk-çocuğumuza, malmülkten mevki ve makama kadar hayatımızda uhdemize verilmiş ne varsa hepsi birer emanettir ve bizler onların her birinden hesaba çekileceğiz.

3. “Komşuya eziyet etmeme” ifadesinden sadece aynı binada  veya mahallede oturduğumuz insanlara kötülük etmemeyi anlamamalıyız. Aksi takdirde buradan şöyle bir  anlam çıkar: Komşumuz dışındaki insanlara eziyet edebiliriz! Bu doğru olamayacağına göre Efendimiz (s.a.v)’in bu ikazından, aynı apartman ve mahalleyi paylaştığımız “yakın komşu”dan, aynı şehri paylaştığımız “uzak komşu”ya kadar ilişki ve irtibatta bulunduğumuz bütün insanları anlamalıyız.

Üretim ve tüketim anlayışımıza, eğlenme ve dinlenme tarzımıza, aileden başlayan toplumsal ilişkilerimize kadar hayatın her alanında Sünnet’in öngördüğü davranış ve tutumu ortaya koyamıyorsak, Allah Teala’nın sevdiği ve bağışladığı bahtiyarlar arasına girmemiz hiçbir zaman mümün olmayacaktır.

Yüce Kitabımız’da “De ki: “Eğer Allahı seviyorsanız bana uyun ta ki Allah sizi sevsin ve günahlarınızı affetsin.”
Yüce Kitabımız’da “De ki: “Eğer Allahı seviyorsanız bana uyun ta ki Allah sizi sevsin ve günahlarınızı affetsin.”

Yüce Kitabımız’da “De ki: “Eğer Allahı seviyorsanız bana uyun ta ki Allah sizi sevsin ve günahlarınızı affetsin.6)Ali İmran, 31.buyurulmaktadır.

Efendimiz (s.a.v) de, “Hevasını benim getirdiklerime tabi kılmayan iman etmiş olmaz7)İbn Ebî Âsım, Kitâbu’s-Sünne, I, 12.buyurmak suretiyle Kur’an-Sünnet bütünlüğüne ve Sünnet’i dışlayarak Müslüman kalmanın imkânsızlığına dikkat çekmiştir. Dolayısıyla hakiki ve makbul iman, ancak Efendimiz (s.a.v)’in rehberliğine titizlikle riayet etmekle mümkün olacaktır.

Dipnotlar   [ + ]

1.Müslümanca Bir Hayat İçin, Ebubekir Sifil, RIHLE Kitap, Mayıs 2014, Sayfa 147-148
2.[Blog Kapak Görseli: © eurasiacommunity.org]
3.Âl-i İmrân, 31.
4.Abdürrezzâk es-San’ânî, el-Musannef, 11/8.
5.Ebû Dâvud, “Edeb”, 58.
6.Ali İmran, 31.
7.İbn Ebî Âsım, Kitâbu’s-Sünne, I, 12.