• İnsanlarla birlikte “çevre”nin de Müslüman olduğu zaman dilimlerinde İslâm’ı samimi olarak “öğrenmek”, “yaşamak” ve “aktarmak” isteyen için kapılar açık, imkânlar mevcut iken, bizler, 21. yüzyıl Müslümanları bu süreçler dizisinin her birinde bin bir sorunla yüz yüze bulunuyoruz. O kadar ki, bu süreçlerin her biri bizler için ayrı bir “handikap” teşkil ediyor.

    “Niçin” öğrenmeliyiz, “neyi” öğrenmeliyiz, “ne kadar” öğrenmeliyiz, “nasıl” öğrenmeliyiz ve nihayet öğrendiklerimizle ne yapmalıyız?

    Geçmişe oranla daha bir cesamet ve kesafet kazanmış bulunan tuzaklar tarafından içimizden ve dışımızdan kuşatıldığımız Modern Çağ’da İslâm’ın vadettiği zihin, kalp ve ruh berraklığına, “hakikat”i yaşayan insana, zamana ve mekâna nasıl ulaşabiliriz?

    İçimizi ve dışımızı önce tamir, sonra imar sorumluluğunu yerine getirmede, bu soruların gerçek ve açık cevaplara kavuşturulması hayatî önem arz ediyor.

    Elinizdeki kitap, bu temel gerçeği “mesele” edinenlere ve “hakikat” diye bir derdi olanlara hitaben kaleme alınmış yazılardan oluşuyor.

     

    Karton Kapak | İstanbul, 2020| 5. Baskı | 1. Cilt: 335 Sayfa | 2. Cilt: 324 Sayfa | 3. Cilt: 330 Sayfa 

  • Dirayet Yayınların dan çıkan on üç hocanın katkılarıyla hazırlanan Modernist Zihniyete Karşı Ehl-i Sünnet Müdafaası adlı bu eserin takdiminde şöyle deniliyor: Hakkı ilhak etme adına gayret etmemenin batılı terhiç etmeye eş değer olduğuna inanan bizler bu gayretimizin somut bir neticesi olması için ortaya koyduk bu çalışmayı. Türlü vesilelerle temellerinin tazif edilerek yok edilmeye çalışıldığı sahih İslam inancının ve ehlisünnet akidesinin yanında olduğumuzu göstermek ve batılın hak suretinde takdim edildiği bir keşmekeş furyasında hakkın gerçek veçhesini yansıtan bir ayna olabilmek için sıvadık kollarımızı…
    Elinizdeki Ehl-i Sünnet Müdafaası adlı bu eserde Resulallah sav bu müjdesine nail olabilme maksadıyla yola çıkmış olan, büyük taarruzlara maruz bırakılmış ehli sünnet cephesinin küçük bir hizmetkarı olabilmeyi hayatının en büyük bahtiyarlığı addetmiş olan ve safların birbirine karıştırılmaya çalışıldığı bir dönemde hakkın safında olmayı yeğlemiş bir kısım mümin neferler tarafından hazırlanmış bir eserdir.

  • Hayatın temeli inançtır. Hayata gerek iyi, gerekse kötü istikamette yansıyan her türlü faaliyetin arka planında, onları kuvveden fiile çıkaranların varlık ve eşya hakkındaki telakkileri, kabul ve redleri vardır.

    Şüphesiz bu temel tespit biz Müslümanlar için de aynen geçerlidir. İslam inancına göre hayatın, Yüce Yaratıcı’nın irade ve rızası doğrultusunda yaşanması esastır. Bunun da ancak Ehl-i Sünnet ve’l-Cemaat itikadının hayatın temeline yerleştirilmesiyle mümkün olabileceğini düşünüyoruz.

    Müslümanlar, nasıl Ehl-i Sünnet ve’l-Cemaat’in itikadî kabulleri doğrultusunda yaşadıkları zaman dilimlerinde dünyaya ilim, irfan ve medeniyet örnekleri vermişlerse, günümüzde de özelde İslam dünyasında, genelde insanlık âleminde yaşanan çürüme, yozlaşma, inhitat ve buhranlar ancak Ehl-i Sünnet ve’l-Cemaat itikadının ihyası ve bunun üzerine inşa edilecek pratiklerle aşılabilecektir.

    Elinizdeki çalışma, fikir hayatımızın muhtelif cephelerinde istikametimizin tayininde bize rehberlik edecek işaretler sunmaktadır.

    Karton Kapak | Ocak, 2020 | 5. Baskı | 258 Sayfa

  • İnsanlarla birlikte “çevre”nin de müslüman olduğu zaman dilimlerinde İslam’ı samimi olarak “öğrenmek”, “yaşamak” ve “aktarmak” isteyen için kapılar açık, imkanlar mecut iken, bizler, 21. Yüzyıl müslümanları bu süreçler dizisinin her birinde binbir sorunla yüzyüze bulunuyoruz. O kadar ki, bu süreçlerin her biri için ayrı bir “handikap” teşkil ediyor.

    Elinizdeki bu kitap, bu temel gerçeği “mesele” edinenlere ve “hakikat” diye bir derdi olanlara hitaben kaleme alınmış yazılardan oluşuyor.


    Karton Kapak | İstanbul, 2014 | 3. Baskı | 312 Sayfa

  •  

    Sevad-ı Azam’la olan irtibatımız aynı zamanda İslam’a olan sahih teslimiyetimizin ilanıdır. Bu ilan Asr-ı Saadet’ten beri hep böyle olageldi. Ancak bir kısım nev-zuhûr ilahiyatçı zevat bu ilişkiyi ve bu ilişkinin inşa ettiği ilmî usulü hurafe kaynağı olarak tesmiye ettikten sonra, nefsî mülahazalarını din diye ileri sürmeye başladı.

    Kendisiyle varlığı anlamlandırdığımız, bizi biz yapan Usûlümüzü terk ettikten sonra çaresiz maruz kaldığımız modern duruma tam da burada el atıyor mezkûr zevat. Böylece modern durumda Modern Fetvalar serdediliyor yani Çağdaş Hurafeler.

    Bu kitap, çağdaş hurafelerin kadim ilmî usulümüz karşısındaki aciz durumunu ve bid’at halini ifşa ediyor.

     

    Karton Kapak | İstanbul, 2020 | 5. Baskı | 250 Sayfa

  • Geleneksel değerler ifadesi ile tanımlanan İslami kavramlara karşı mücadele, aslında Kur-an ve Sünnette ifadesini bulan temel düşünce ve akidevi belirleyicileri karşı bir başkaldırıdır. Zaman zaman popüler bir mahiyet arzeden bu başkaldırının dayanağı varsayılan ilmi ve metodolojik argümanlar hakkında şu ana kadar ne yazık ki ciddi bir sorgulama yapılmış değildir. Bu modern İslam düşüncesinin fikir babası Fazlur-Rahman’dır. Türkiye temsilcisi ise Yaşar Nuri Öztürk’tür. Serinin I. Kitabı Yaşar Nuri Öztürk’e cevap mahiyetindedir. II.’inci kitabı ise Fazlur-Rahman’ın eserlerinin eleştirisidir.


    Karton Kapak | Haziran, 2019 | 7. Baskı | 528 Sayfa

  • Geleneksel değerler ifadesi ile tanımlanan İslami kavramlara karşı mücadele, aslında Kur-an ve Sünnette ifadesini bulan temel düşünce ve akidevi belirleyicileri karşı bir başkaldırıdır. Zaman zaman popüler bir mahiyet arzeden bu başkaldırının dayanağı varsayılan ilmi ve metodolojik argümanlar hakkında şu ana kadar ne yazık ki ciddi bir sorgulama yapılmış değildir. Bu modern İslam düşüncesinin fikir babası Fazlur-Rahman’dır.

    Türkiye temsilcisi ise Yaşar Nuri Öztürk’tür. Serinin 1. Kitabı Yaşar Nuri Öztürk’e cevap mahiyetindedir. 2. kitabı ise Fazlur-Rahman’ın eserlerinin eleştirisidir.


    Karton Kapak | İstanbul, 2019 | 7. Baskı | 511Sayfa

Updating…
  • Sepetinizde ürün bulunmuyor.