• Eserin Tam İsmi: Resulullah’ın Medresesinde Yetişen Hanım Sahabeler


    İslam’ı ilk kabul eden ve Hz. Peygamber (S.A.V) Efendimizin en zor anlarında olan ve sahip olduğu bütün serveti Tevhid davası için harcayan Hz. Hatice’dir.

    Elinizdeki eserde başta Peygamber (S.A.V) Efendimizin Hanımları, kızları ve diğer akrabaları ile mübüvvet medresesinden mezun olan diğer önemli Hanım Sahabeler anlatılmaktadır.


    Ravza Yayınları | Cildli | İstanbul, 2017 | 1. Baskı | 314 Sayfa | Mütercim: Necmeddin Salihoğlu

    Quick View
  • Hz. Ebû Bekir (r.a.) halife seçildiğinde minbere çıktı ve ilk nutkunu şöyle söyledi:

    “– Ey nâs!…
    Sizin en iyiniz olmadığım halde sizin başınıza geçmiş bulunuyorum. Vazifemi yollu yolunda îfâ edersem bana yardım ediniz. Yanılır isem bana doğru yolu gösteriniz. Doğruluk emânet, yalancılık hıyânettir. İçinizdeki zaîf hakkını alıncaya kadar nazarımda kuvvetlidir. İçinizdeki kuvvetli de, ondan başkasının hakkı alınıncaya kadar zaîftir.
    Bir millet Allah yolunda cihattan fâriğ olursa o millet zillete dûçar olur. Bir millette fenalık revaç bulursa bütün millet belâya uğrar. Ben, Allah’a ve Peygamber’e itaat ettikçe siz de bana itaat ediniz. Ben Allah’a ve Peygamber’e isyan edersem sizin bana itâatınız lâzım gelmez. Haydi namazınıza, Allah Teâlâ cümlenizi rahmetine lâyık kılsın…”
    Quick View
  • İslâm askerleri Hz. Hâlid bin Velid’in imâmetiyle sabah namazını kıldılar. Hz. Seyfullah atına binerek askerlere hitaben:

    “– Askerler! Rumların hayatı sevdiği kadar, ölüme muhabbet ettiğinizi bilirim. İşte bir elimde seyf-i meslûl-i şeriat, önümde livâ-i Muhammedî duruyor. Sizi ilây-ı kelimetullah’a davet ediyorum.

    Bugün mücâhidlerin ruhâni sesleri, düşmanların kulaklarını dehşetle dolduracaktır. Daha henüz yaraları kapanmamış vücudumun ra’şeleri, kalbimin mukaddes darabatı bu çarpışmaya atılmaktan beni asla menedemez. Haydi sizi göreyim, din arslanları; Peygamberimizin sıdk-ı nübüvvetini, dinimizin ulviyetini, fedakârane bir surette beşeriyet âlemine gösterelim. Ölümden korkmanın hayata hiç bir fâidesi yoktur. Maksadımız, Cennetin bahçeleri ve dünyanın âli kâşâneleri değil; ancak Allah’ın rızasıdır.

    Yürüyünüz!…Varsın, bu sahralar, İsm-i Celâl ile inlesin! Beşeriyet huzur bulsun!…”

    Quick View
  • Hz. Ömer -radıyallahu anh- bir kıtlık zamanında bir deve boğazlayıp, Medine fukarasına ulaştırılmasını istemişti. Meğer hizmetçi, o devenin iyi etlerinden bir parça alıp Halife için hoş bir yemek pişirmişti. İftar zamanında huzuruna getirdikte;
    – “Bu neredendir?” diye sual etti.
    Hizmetçi de:
    – “Ya Emirel-Mü’minin! Dünki boğazlanan devenin etindendir.” deyince, hali değişti ve ağlayarak dedi ki:
    – “Vay benim gibi valiye ki, fukaraya etin kemiğini ulaştırıp, kendisi için iyisini alıkorlar. Ey hizmetçi! Bir daha böyle yapma. Bu yiyeceği kaldır, fukaradan ehl ü iyali olan bir kimsenin evine götür, yesinler. Bana da yine evvelki gibi yiyecek getirin. Halifeye ayda bir kere et yemek kifayet eder.”
    Hizmetçi de eti, sofrası ile bir ehli beyte ulaştırdı. Halife ise adet üzere hizmetçinin getirdiği kuruca ekmek ile bir miktar zeytin yağını ekmeğine katık edip ham eyledi.

    Quick View
  • Allah -celle celâlühû- hazretleri Yâkub ve Yûsuf’a şiddetli bir gam ve büyük bir üzüntü takdir buyurdu ki, bütün acılığına rağmen sabretsinler de Allah’a inâbeleri çok olsun, her zaman Hakk’a dönsünler ve onunla berâber olsunlar, mâsivâya olan alâkaları kesilsin de yüksek derecelere vâsıl olsunlar. Öyle dereceler vardır ki, onlara ancak mihnet ve meşakkatlere tahammül etmek sûretiyle vâsıl olunur.
    Yûsuf’un oniki sene hapiste bırakılmasının hikmeti, onun zât ve sıfatının halvet, riyâzat, meşakkat ve mücâhedât ile kemâle erdirilmesi içindir. Yûsuf babasının yanında kaldığı takdirde bunların tahakkuku müyesser kılınmayacaktı. Bu hikmete binâen nebîler, kendi vatanlarından uzaklara, bir zamana kadar birer garip olarak sevk olunmuşlardır.

    Quick View
  • Hz. Ali kerremallahu vecheh buyurdu ki:
    Ey Oğul!
    Herşeyden önce Allah’dan hakkıyla kork. Bütün emirlerini yerine getir. Onu anmakla kalbini yaşat ipine sımsıkı sarıl. Eğer tutunursan Rabbinle aranızdaki bağdan daha kuvvetli hangi bağ bulunabilir?
    Ciddi olarak ölümü an ve ölümü anmakla kalbini yaşat. Her şeyin yok olacağını bil ve kalbini de yoklukta karar kılacağını ona bildir.
    Bilmediğin şey hakkında konuşma. Vazifen olmayan şeye karışma. Ve her işi kendi ehline bırak.
    İyiliği emret ki iyilik ehlinden olasın. Kötülüğü elin ile ve dilin ile ortadan kaldırmağa çalış.
    Allah yolunda hakkıyla çalış. O’nun uğrunda mücahede ve mücadele etmekten çekinme. Herhangi bir kimsenin ağır sözleri seni yolundan alıkoymasın. Nerede olursan ol, Hakka ulaşmak için bütün güçlükleri aşmağa çalış..

    Quick View
  • Hazreti Osman bir hutbesinde şöyle dedi:
    “Ey insanlar! Allah’a muhalefetten sakınınız. Çünkü Allah’a muhalefetten sakınmak bir ganimettir. En akıllı insan, kendisini hesaba çeken, kendini iyi idare eden, ölümden sonrası için amel yapan ve kabrin karanlığı için Allah’ın nurundan faydalanandır. Kul, gözleri gördüğü halde Allah’ın kendisini ama olarak haşretmesinden korksun! Hikmetten anlayana manalı bir söz kafidir. Ma’nen sağır olanlar zaten hakkı duyamaz.
    Aziz ve Celil olan Allah, size ahireti kazanmanız için dünyayı vermiştir. Dünya fani ahiret ise bakidir. Fani olan dünya sizi şımartıp da baki olan ahiretten alıkoymasın. Dünya yok olup gidicidir, sonunda varılacak yer, Allah’ın huzurudur.
    Allah korkusu, insanı onun gazabından koruyan bir kalkan ve rızasını kazanmaya bir vesiledir. Hadisler karşısında Allah’tan korkun, cemaata sarılın, fırka fırka ayrılmayın. Allah’ın size olan nimetini hatırlayın. İz birbirinize düşmandınız da Allah sizin kalplerinizi kaynaştırdı ve onun nimeti sayesinde kardeş oldunuz.”


    Dört büyük halîfe. İslam’ın Peygamberimiz’den sonraki temel kaideleri. Yakınlık kelimesinin olanca sıcaklığıyla Efendimize yakın olmuşlar. O seçkin halîfeler, hayâtı nasıl yorumlamış dersiniz? İnsanlarla münasebetlerinde öne çıkan nedir? Eşyaya bakışları nasıl olmuş? Aile efradına, yakın çevresine, umum müminlere vermek istedikleri mesaj nedir? Hulefâ-yı Râşidîn’in hayatlarından seçilmiş menâkıbı. merhum Üstad Mahmud Sami Ramazanoğlu’nun vecîz üslubuyla yeniden okumaya var mısınız?

    Quick View
  • Eserin Tam İsmi: Hüccetü’l-İslam Zeynüddin İmam-ı Gazali / Hayatı, Şahsiyeti, Eserleri, Te’siri, Hizmetleri

    Quick View
  • XVII. yuzyıl Osmanlı alim ve burokratlarından Beyazizade Ahmet Efendi de ifade ettiğimiz bu kanaati taşıdığı için, Ebu Hanifenin inanç sistemini ve duşunce dunyasını ortaya koymak uzere çalışma içine girmiş ve eserlerinden derleyip, konularına göre tertip ederek el-Usulul-munife lil-İmam Ebi Hanife adıyla bir telif meydana getirmiştir. Herkesin şerh ve haşiye ile meşgul olduğu bir dönemde böyle bir çalışma yapmakla da buyuk bir hizmet görmuştur. Biz de bu duygularla söz konusu eserin edisyon kritiğini yapıp tercume ettik ve Turk okurlarının faydalanmasına sundu.

    Quick View
  • Yezîd – Ünal Kılıç

    36.00  25.00 
    İslâm Tarihinde tesirleri itibarıyla en önemli olaylardan bir kısmının Yezîd b. Muâviye döneminde gerçekleştiği, ancak bu dönemin bazı mülâhazalarla yeterince araştırılmadığı görülmektedir. Yapılan çalışmalar genelde mezhebî veya siyasî eleştiriler ve bu eleştirilere reddiye şeklinde olmaktan öteye gidememiştir.


    Yezîd döneminde gerçekleşen olaylarda yer alan taraflardan birisinin de Hz. Peygamber’in (s.a.v.) sevgili torunu Hz. Hüseyin olması; onun öldürülmesinin Şiî ve Alevî kesimlerce propaganda unsuru olarak kullanılması da Yezîd hakkında doğru bilgilere ulaşılmasını güçleştirmektedir. Buna karşılık Sünnî tarihçilerden çok azının Şiîlerin bu yaklaşımına karşı çıktığı, çoğunluğunun ise işin içerisinde kendilerinin de en az Şiîler kadar değer verdikleri Hz. Hüseyin ve diğer önemli şahsiyetlerin yer alması onların, Şiîler karşısında fikirler serdetmelerini zorlaştırmıştır.


    İslâm tarihinde ikinci fitne dönemi denilen ve Kerbelâ ile başlayan dönem Yezîd’in iktidarında ve onun nezaretinde yaşanmıştır. Diğer taraftan Hilâfetin Saltanata dönüşmesi, Harre Vak’ası, Mekke’nin muhasara edilmesi ve Kâbe’nin yakılması da Yezîd döneminde gerçekleşmiştir. Ayrıca renkli kişiliği de onu ilginç kılmaktadır. Dolayısıyla Yezîd’in hayatı ve döneminde gerçekleşen olayların tarafsız bir şekilde ortaya konulması önem arz etmektedir.


    Bu çalışmamız, Yezîd ve dönemindeki hâdiselerden ve günümüze kadar ulaşan tartışmalardan dolayı, kafa karıştırıcı ve merak edilen sorulara cevap niteliği taşımaktadır.

    Quick View
  • Eserin Tam İsmi: Bediüzzaman Said Nursi Seyahatnamesi


    Bediüzzaman Said Nursî, son asırda yaşamış büyük mütefekkir ve İslam kahramanlarından birisidir. Ömrü boyunca İslam dünyasının geri kalmışlığı ve maruz kaldığı ihtilâfları ortadan kaldırmaya kafa yormuş ve çözüm yollarını göstermeye çalışmıştır.
    Onun hayatı birçok yönden ibret alınacak levhalarla doludur. Hep başkası için yaşamış, hep başkası için yanmıştır. İnsan ve iman odaklı bir hayat takip etmiştir. Gerektiğinde inancı uğrunda hayatını feda etmekten çekinmeyen bir şahsiyet olarak karşımıza çıkmaktadır.
    Bediüzzaman Said Nursî, küçüklüğünden vefatına kadar birçok yere uğramış, birçok yere gitmiştir. Dokuz yaşından itibaren anne ve babasından ayrılmış, çeşitli seyahatlerde bulunmuştur. Bu seyahatlerin bazıları isteğe bağlı, bazıları da zorunlu olmuştur. Öyle bir hayat yaşamıştır ki, doğduğu köye, ayrıldığı dokuz yaşından itibaren seksen yedi senelik ömrünün sonuna kadar gidememiştir.
    Bu kitapta; Bediüzzaman Said Nursî’nin gezdiği, gördüğü ve kaldığı yerler kronolojik olarak aktarılmıştır. “Seyahatnâme” isminin verilmesindeki asıl amaç, seyahat ettiği yerler ve karşılaştığı olayların bir sıra takibi hâlinde ele alınmış olmasıdır.
    “Bediüzzaman Said Nursî Seyahatnâmesi” adındaki bu çalışma, diğer seyahatnâmelerin aksine bir Hüzün Seyahatnâmesi olarak karşımıza çıkmaktadır. Onun seyahatleri acı, keder, sıkıntı ve zahmetlerle dopdoludur. Bu seyahatnâmenin birçok yerinde gözyaşlarının tutulamayacağına inanıyoruz.


    Görsel Temsilîdir. 


     

    Mevsimler Kitap | Karton Kapak | İstanbul, 2019 | 1. Baskı | 336 Sayfa

    Quick View
  • Eserin Tam İsmi: Eminü’l-Ümme / Ümmetin Emini – Ebû Ubeyde b. Cerrâh (r.a.)


    Ebu Ubeyde b. Cerrah, ideal manada bir mü’minin hayatında emniyet ve teslimiyet nasıl gerçekleşir, bu iki önemli hususiyet nasıl hayata taşınır ve nasıl hayatta temsil edilir bunun en güzel örneğidir.


    O da, ilkelerden, öncülerden, önden giden atlılardandır. Çok yol almasına rağmen bir çiçeği dahi ezmeyenlerden, geriye takip edilmesi için çok güzel bir örneklik miras olarak bırakanlardan…


    O da, daha dünyada iken sesine ve nefesine kurban olduğumuz Efendimiz (sas) tarafından cennetle müjdelenenlerden, Allah ve Resulü uğruna neyi varsa feda edenlerden, verilen her görevi yerine en güzel şekliyle yerine getirenlerden.


    O da, diğerleri gibi ilk gün nasıl başladı ise, hayatını öyle bitirenlerden; ilk günün heyecanını, şevkini, aşkını ve tabiî ki imanını son güne kadar devam ettirenlerden…


    Hepsinden öte o, Allah Resulünün (sas): ”Her ümmetin bir emini vardır, benim ümmetimin emini de Ebû Ubeyde b. Cerrahdır” diye müjdelediği bir yiğittir.


    Siyer Yayınları | Karton Kapak | İstanbul, 2012 | 6. Baskı | 150 Sayfa

    Quick View
  • Eserin Tam İsmi: Hatıralarım (Müslüman Kardeşler)


    Kardeşlerim! Sizler şu ana kadar herhangi bir partiye ya da kuruluşa katılmadığınız gibi, onların herhangi birisine düşmanca davranmış da değilsiniz. Sizler, Allah’ın Rasulü’nden başka bir öndere uymuş değilsiniz, Allah’ın Kitabı’ndan başka bir yol kabul edip beğenmiş değilsiniz, İslam’dan başka bir amaç da edinmiş değilsiniz.
    Kayzer’in hakkını Kayzer’e, Allah’ın hakkını Allah’a ver diye bir öğreti yoktur İslam’ın öğretileri arasında. Aksine, İslam’ın öğretileri arasında olan şudur: Kayzer’in kendisi de, Kayzer’e ait olanlarda, hepsi bir ve Kahhar olan Allah’ındır.


    Görsel Temsilîdir. 


     

     

    Beka Yayınları | Karton Kapak | İstanbul, 2007 | 1. Baskı | 455 Sayfa

    Quick View
  • Eserin Tam İsmi: Risalet Davasının Annesi Hz. Hatice (r.a)


    * O, Hz. Peygamber’den sonra ilk kez varlık aleminin semasına La ilahe illallah Muhammedün resulullah kelimeyi tayyibesini duyurandır.
    * O, Hz. Peygamber ile birlikte ilk kez imandan sonra en büyük hakikat olan “namaz” için dergah-ı ehadiyete yönelendir.
    * O, Hz. Pygamber’in ilk eşi ve yoldaşı olma şerefine nail olandır.
    * O, Hz. Peygamber ile on beş yıl nübüvvetten önce, on yılda nübüvvetten sonra olmak üzere tam yirmi beş yıl aynı yastığa baş koyandır.
    * O, Hz. Peygamber’in evine ikisi erkek, dördü kız tam altı tane evlat hediye edendir.
    * O, Hz. Peygamber’in, Ehl-i Beyt neslinin kökü olan Hz. Fatıma’yı doğuran, Hz. Ali’ye ise annelik edendir.
    * O, tüm varlığını, malını, mülkünü, sermayesini Allah yolunda feda etmekten bir an geri durmayandır.
    * O, Hz. Peygamber’in lisanı ile ilk cennetle müjdelenen bahtiyar bir İslam hanımıdır.
    * O, cahiliyenin zifiri karanlığında kirlenmeden, Meryem misali pak ve temiz kalan, bu özelliği ile de Tahire ismini kazanan bir annemizdir.
    * O, Firavunları çok olan bir beldenin Asiyece, isyanını devam ettirerek, şirke bulaşmadan, vahye ulaşarak İslam’ın Kübrası olan biridir.
    * O, on yıl nübüvvetin ve risaletin davasına bir ana gibi sahip çıkarak, varlığını davasına adayan bir annemizdir.
    * İşte o Hanımlar aleminin sultanı olan Hz. Hatice validemizdir.


    Siyer Yayınları | Karton Kapak | İstanbul, 2011 | 13. Baskı | 150 Sayfa

    Quick View
  • Kur’an-ı Kerim ve Sünnet-i Seniyye ekseninde şekillenen kurtarıcı / yönlendirici hayatlar, şahıslar noktasında farklı olmakla birlikte özde aynı muhtevaya sahiptiler. Kurtarıcı hayatlar, değişik asırlarda yaşayan alimlerin şahsında sürekli güncellenirler. Halidi Şeyh Ali Haydar Efendi (r.a.) bu nevi hayatların en önemli kahramanlarından biridir.
    Temel islami ilimlerin hemen her disiplinde otorite olması, alimler tarafından “hacet kapısı” olarak algılanması, korkudan nefeslerin tutulduğu bir dönemde Hakk’ı söylemekten imtina etmemesi, Osmanlı Devleti’nin ahir, Cumhuriyet ‘in ise önemli bir bölümünde irşat hizmetinde bulunması, moderniteye ferdi, ailevi, içtimai, ilmi ve fikri alanda sessiz fakat kararlı bir şekilde direnen cemaatin ulu hocası olması gibi nedenler, Ali Haydar Efendi’nin (r.a.) hayatının öğrenilmesini günümüz Müslümanları için gerekli kılmıştır.


     

    Hüküm Kitap | Karton Kapak | İstanbul, 2016 | 1. Baskı | 200 Sayfa

    Quick View
  • Eserin Tam İsmi: İlim Beldesinin Kapısı Hz. Ali / Hayatı, Hilafeti, İlim ve Hikmeti


    Hz. Ali-kerremallahü vecheh- de, rüşd ve ilim sahibi önderlerden biriydi. Varlığın nuruna, dinin tebliğcisine ve ümmete şahit olarak gönderilen o Peygamber-i Ekrem’e, hem zaman hemde mekan bakımından en yakın onlardan biriydi. Tevhid dini açıklanır açıklanmaz hemen kabul edip bağlanan, Resul-i Kibriya’nın aile ocağında yetişmek gibi büyük bir şerefe nail olandı.


    Görsel Temsilîdir. 


     

     

    Yasin Yayıncılık | Cildli | İstanbul, 2008 | 1. Baskı | 455 Sayfa

    Quick View
  • Eserin Tam İsmi: İmam el-Eş’arî 


    Görünen o ki, bu saldırılar Ehl-i Sünnet ve’l-Cemaat’in lideri Ebu’l-Hasen el-Eş’arî’yi hedef almış bulunuyor; İmam el-Eş’arî’nin, Allah Teala ve sıfatları hakkında bir takım bi’dat görüşleri savunduğu gibi uçuk iddialar ortaya atarak çeşitli dergilerde büyük İslam âlimlerini karalama kampanyaları yürütüyorlar. Takdim’den


    Görsel temsilîdir. 


    Karton Kapak | İstanbul, 2016 | 1. Baskı |214 Sayfa

    Quick View
  • Hazret-i Peygamber ve onun seçkin ashabından sonra ümmet-i Muhammed üzerinde en büyük hak sahiplerinden biri İmam-ı Azam Ebu Hanife’dir. O’nun güzel ahlakı ve üstünlükleri, mezheplerin ihtilaf sebepleri, mezhep değiştirme Müctehid imamların dereceleri, başka bir mezhebi taklit, İmam-ı Azam’ın kıyası hadislerin önüne geçirip geçirmediği, Hanefi mezhebinin oturduğu temeller gibi merak edilen birçok sorunun cevabını bir Şafii alimi olan İbn Hacer el-Heytemi’nin kaleminden ilgi ile okuyacaksınız. Müslümanca bir hayat yaşamayı gayeleyen her kesimden insanı ilgilendiren çok faydalı bir eser…

    Quick View
  • Eserin Tam İsmi: İmam-ı Rabbani: Hayatı / Cihadı / Eseri


    Dünya müslümanlarının, bir çok bölgede, ve de kendi ülkelerinde hegemonik ve ideolojik baskılara zulümlere ve yıldırma harekatına maruz kaldığı bir dönemde…

    İnançları doğrultusunda yaşamalarına izin verilmediği, kamu alanından dışlandığı, sosyal siyasal hayatta kendilerine hayat hakkı tanınmadığı bir ortamda…

    Bir zamanlar aynı durumlara şahit olmuş, küfrün zehirli okunu tatmış, ideolojik devletin zindanında davası uğruna hapis yatmış…

    Bir “Müceddid”in, bir yenileyicinin, bir inkılap liderinin… Yani İmam-ı Rabbani Ahmed Faruki Serhendi’nin hayatı…

    Hayatı, cihadı, mücadelesi, ıslahatı, tecdidi, direnişi, küfre karşı tavır alışı,hakkı tebliğ edişi, eseri görüşleri ve etkileri itibariyle İmam-ı Rabbani…

    İşte bu yönleriyle onu anlatmaya çalıştık.


    Görsel Temsilîdir. 


     

     

    Yasin Yayıncılık | Cildli | İstanbul, 2007 | 5. Baskı | 475 Sayfa

    Quick View
  • Eserin Tam İsmi: İslamın İlk Halifesi Hz. Ebubekir / Hayatı, Hilafeti, Sadakati


    Hz. Ebu Bekir –radıyallahu anhü- halife seçilip kendisine biat edilince, mescide giderek minbere çıktı. Resulullah’ın her zaman oturduğu yerden bir basamak aşağıda durdu ve bir konuşma yaptı. Bu konuşmasında şunları da söyledi:
    -“Ey insanlar! Üzerinize emir oldum; halbuki ben sizin en muktediriniz ve hayırlınız değilim. Eğer iyi işler yaparsam bana yardım ediniz. Ve şayet doğru yoldan sapar, fena işler yaparsam beni doğru yola çağırınız.
    -Ey insanlar! Ben ancak Resulullah’ın yoluna tabiyim; ben arzuma göre hareket etmeye yetkili değilim. Sizin en zayıfınız haklı olduğu müddetçe, benim yanımda en kuvvetlinizdir; en güçlünüz de, eğer haksız ise, benim yanımda en zayıfınızdan daha zayıftır. Ve zulme uğrayanın hakkı ondan alınacaktır. Ben Allah’a ve Resulüne itaat ettiğim müddetçe siz de bana itaat ediniz! Eğer ben Allah’a ve Resulüne itaat etmezsem, siz de bana itaat etmeyiniz! (Şibli, Asr-ı Saadet, 4/51).


    Yasin Yayıncılık | Cildli | İstanbul, 2010 | 1. Baskı | 399 Sayfa

    Quick View
  • “Mehmet Akif Hakkında Araştırmalar”ın bu cildinde, büyük şair ve fikir adamımıza dair, yeni bilgiler ihtiva eden şu bahisleri bulacaksınız.
    Safahat ve yeni baskıları
    M. Akif’le bir mülahat
    M. Akif’le bir gençlik hatırası
    M. Akif’i yetişen aile nasıldı?
    M. Akif için sözünde durmak ne demekti?
    M. Akif’in gençlere hitabı.
    Müslüman gencin azmi nasıl olmalı?
    İstiklal Marşı için açılan müsabaha ve Akif’in tutumu
    İstiklal Marşı’nın açıklaması
    Çanakkale Savaşı, Cihad-ı Mukaddes ilanı ve Akif.
    Çanakkale Şehitleri şiirinin açıklaması
    Akif’in yazı ve va’zlarından seçmeler
    M. Akif’ten ayet mealleri


    M. Ü. İlahiyat Fakültesi Vakfı Yayınları | Karton Kapak | İstanbul, 2014 | 5. Baskı | 254 Sayfa

    Quick View
  •  

    “Mehmed Akif Hakkında Araştırmalar”ın bu cildinde, büyük şair ve fikir adamı hakkında en çok merak edilen ve konuşulan bazı meseleler araştırılmış gerçekler ortaya konmuştur.


    M. Ü. İlahiyat Fakültesi Vakfı Yayınları | Karton Kapak | İstanbul, 2014 | 4. Baskı | 248 Sayfa

    Quick View
  •  

    M. Ertuğrul Düzdağ’dan nadide bir eser.


    M. Ü. İlahiyat Fakültesi Vakfı Yayınları | Karton Kapak | İstanbul, 2014 | 2. Baskı | 312 Sayfa

    Quick View
  • Eserin Orjinal İsmi: Memâlik-i Osmâniyye’yi Keşfe Çıkan Oryantalistler


    Sultan II. Abdülhamid ve Vahîdüddîn’in yâverlerinden Mirlivâ Ahmed Hamdi Paşa (1871-1935)’nın, Yemen’de görevledirildiği 1911 yılında tuttuğu notlar arasına eklediği isim listesinden hareketle hazırlanan elinizdeki kitap, İstanbul’dan Balkanlar’a, Musul’dan Endonezya’ya, Şam’dan Sûdan’a, Mısır’dan Yemen’e kadar Osmanlılara bağlı ada, ülke ve şehirleri kapsayan; kimisinde siyâsî, kimisinde dînî, kimisinde ise ilmî yönün ağır bastığı keşif gezilerini gerçekleştiren 45 oryantalistin hayat, faaliyet ve eserlerine genel bir bakış sunmaktadır. Haklarında bilgi verilen bu şarkiyatçıları, XIX. yüzyılın ilk ya da ikinci yarısında yaşamış bilim adamları arasında yer almaları nedeniyle, Oryantalizm’in geçirdiği safhalar içerisinde “kolonyalizme yönelik hazırlıklar”ı kapsayan II. döneme yerleştirmek mümkündür.

    Geçmişte “British Museum” (1753) ve “The Royal Geographical Society” (1830) başta olmak üzere Avrupa’nın önde gelen müzeleri ile arkeoloji, coğrafya ve şarkiyat cemiyetlerinin organize ettiği, inkırâz halindeki Osmanlı toprakları (memâlik-i Osmâniyye) üzerinde gerçekleştirilen ve “hükmetmeye” hazırlık mahiyetindeki “tanıma” operasyonları olarak değerlendirilmesi gereken “kazı ve geziler”i, yayınlanan “yazı ve notlar”ı konu edinen kitap, keşif turlarıyla başlayıp küresel istilâ hareketine dönüşen bir süreçte, Oryantalizm yoluyla Emperyalizm’e sağlanan bilgi akışının nitelik ve niceliğini gözler önüne sermektedir.


    Görsel temsilîdir. 


    Karton Kapak | İstanbul, 2020| 2. Baskı | 206 Sayfa

    Quick View
Updating…
  • Sepetinizde ürün bulunmuyor.
X
0