Diğer

31 sonuçtan 1-20 arası gösteriliyor

  • Allâh-u Ekber Yıkılsın Hayber – Selim Seyhan

    16.00  11.00 

    Kardeşlerim!
    Osmanlı’dan sonra hâmisiz kalan ümmetin hâl-i pürmelâline bakarmısınız? Üsküp’ten Patani’ye, Halep’ten Doğu Türkistan’a bütün Âlem-i İslâm, muzdaribler coğrafyasına döndü; her yerde yangın var. Alevler ortasında kalan mazlumlar, biçareler yangını söndürmeniz için sizi bekliyor. Büyük bir sabırla kozanızı örecek; Üstad’ın, “Allah, Rasûl aşkıyla yandım bittim kül oldum. Öyle zayıfladım ki sonunda herkül oldum.” dediği gibi, siz de mânevî oluşunuzu tamamlayacak ve meydan yerine çıkacaksınız, çıkmalısınız. Bunu önce iki milyara yakın mazlûm ümmet, sonra bütün insanlık adına yapacaksınız.
    “İmtisâl-i câhid-û fillâh olubdur niyyetüm, Din-i İslâm’un mücerred
    gayretidür gayretüm/Niyetim, Allah Azze ve Celle’nin rızası için, küfürle nasıl hesaplaşılacağını göstermektir. Gayretim, sadece İslâm dininin yücelmesidir.” diyen ceddiniz Fatih gibi ilk ameliniz yüreğinizde olacak, “Bismillâh!” deyip niyetlerinizi tashih edeceksiniz. Her saat, her gün, her hafta kendinize, “Makam-mevki ya da dünyalıklar elde etmek için mi yoksa Allah Azze ve Celle’nin rızasını kazanmak için mi buradayız?” diye sormayı ihmâl etmeyeceksiniz! Vicdânınızla hesaplaşmaktan korkmayacaksınız! Yeryüzü küfürle hesaplaşma meydanıdır. Emperyalizmaya da, onun işbirlikçilerine de, “Size de, Allah’tan başka taptıklarınıza da yuh olsun!” demekten çekinmeyin!
    Fincancı katırlarının ürkmesi, müstekbirlerin varlığınızdan rahatsızolması bu yolun sıradan hallerindendir. Müsterih olun!

    Quick View
  • Bilim Tarihi Sohbetleri – Fuat Sezgin

    28.00  18.00 

    Dünya bilim tarihçiliğinin tartışmasız en önemli isimlerinden biri merhum Fuat Sezgin’di. Derinlikli, uzun yıllara dayanan çalışmaları, sahih bakış açısıyla bilim tarihinin insanlığın ortak malı olduğunu, bugünkü Batı biliminin İslâm medeniyetinin güçlü tesirleriyle doğduğunu ortaya koydu.


    Sefer Turan’ın söyleşiyle şekillendirdiği Bilim Tarihi Sohbetleri İslâm bilimler tarihinin en önemli isimlerinden Fuat Sezgin’in hayatı, anıları, aynı zamanda bilimler tarihine duyulan tutkunun kitabı… Yaşadıklarını dönemin toplumsal ve siyasal panoramasını çizerek anlatan Sezgin, 1940’larda adım attığı üniversitede yavaş yavaş yazma eserlerin ve bilimler tarihinin sınırsız dünyasına yolculuğunu, alışıldık kalıpların dışına çıkan öğrenme şevkini gözler önüne seriyor. Ne var ki akademik araştırmalarıyla ses getiren Sezgin, 27 Mayıs 1960 askeri darbesi sırasında yürütülen tasfiye sonucunda kürsüsü elinden alınan bilim adamlarımızdan biri olmaktan kurtulamayacaktır.


    Fuat Sezgin, kitaptaki söyleşilerde sadece geçtiği bu yolları anlatmakla kalmıyor, bakış açısına yön veren bilimler tarihi alanındaki gelişmeleri de tüm ayrıntılarıyla sunuyor. Bir yandan icatlar, buluşlar hakkında muazzam bir sohbete şahitlik ederken diğer yandan bilimler tarihine, Hellmut Ritter, Carl Brockelmann, George Sarton, Franz Rosenthal gibi isimlere, oryantalist araştırmalardan İslâm âleminin ahvaline, İslâm kültür çevresinde Müslüman bilginler tarafından yapılmış aletlerin modellerinin sergilendiği müzelere uzanan kapsamlı bir dökümün sunulmasına da tanık oluyoruz.


    Sefer Turan’ın Bilim Tarihi Sohbetleri, sadece bir insanın hikâyesini anlatmıyor; insanların yaptıkları iyi işlerle kendi hayatlarını olduğu kadar başkalarının hayatlarını da nasıl zenginleştirdiğini gösteriyor… Bu yönüyle çalışma, bilim tarihine ilgi duyanlar için olduğu kadar İslâm’ın bilimler tarihindeki yaratıcı rolünü kavramak için de bir başucu kitabı niteliğinde…

    Quick View
  • Cennete Otostop – Adem Özköse

    22.00  14.50 

    Hepsinin birbirinden farklı, birbirinden ilginç hikâyesi vardı. Kimisi papazken, kimisi ünlü bir müzisyenken, kimisi bir misyonerken, kimisi de uyuşturucu kaçakçısıyken İslam’la tanışmış ve kendilerine yeni bir hayat kurmuşlardı. Bu röportajlar esnasında mühtedilerin gözyaşlarına, sevinçlerine ve heyecanlarına da şahitlik ettim. Onlardan yaşadıkları zorlukları, hayal kırıklıklarını, geleceğe dair umutlarını dinledim.


    İtiraf etmeliyim ki, mühtedilerle yüz yüze röportajlar yaparken dinlediklerimden ben de çok etkilendim.
    Bazı hikâyeler günlerce aklımdan çıkmadı; yolda yürürken, kitap okurken veya başımı yastığa koyduğumda, sonradan Müslüman olan bu insanların anlattıklarını, başlarına gelenleri hatırlıyordum. Hepsi gerçek ve yaşanmış olan hidayet öykülerini dinleyip de etkilenmemek elde değildi. Sizin de hidayet öykülerini okurken birçok farklı duyguyu bir arada yaşayacağınızı; kimi zaman şaşıracağınızı, kimi zaman mutlu olacağınızı, kimi zaman da gözyaşlarınıza engel olamayacağınızı tahmin ediyorum.

    Quick View
  • Dört Mezhebe Göre Delilleriyle İbâdet İlmihâli -Şeyh Faysal Mevlevî

    28.00  19.00 
    Fıkhın tedvin edilmeye başladığı II. (VIII.) asırdan itibaren risâleler şeklinde telif edilen muhtasar eserlerin ardından geniş hacimli eserler kaleme alınmış, zamanla bunları şerhler ve hâşiyelerin yazılması takip etmiştir. İlim erbâbına hitap eden ve oldukça hacimli olan bu kaynaklar İslâm hukukunu ilgilendiren bütün konuları ayrıntılı biçimde ele aldığından halk için gerekli olan temel bilgileri ihtiva eden, dili sade, anlaşılması kolay, hatta ezberlenmeye müsait muhtasar eserlere ihtiyaç duyulmuştur. Bu sebeple Osmanlılar döneminde İlmihâl kitapları kaleme alınmaya başlamıştır. İlmihâl kitapları önce Arapça yazılmış, daha sonra bunların Türkçe’ye çevrilmesi ve eksik görülen kısımların tamamlanmasıyla gelenek devam etmiştir.


    II. Meşrûtiyetle birlikte ilmihâl kitaplarının yazılmasına hız verilmiş ve Cumhuriyet devrinde daha düzenli bir şekilde devam ettirilmiştir. Ancak bu ilmihâllerde fıkhî görüşlerin, genellikle delillerine yer verilmeksizin mücerret fetvâlar şeklinde ortaya konulduğu görülmektedir. Elinizdeki İlmihâl, diğer ilmihâllerden farklı olarak dört mezhebe göre Kur’an ve Sünnet’ten delilleriyle birlikte kaleme alınmış kaynak bir eser niteliğindedir. Eser zaman zaman Sahâbe ve Tâbiûn fakihlerinin günümüze ulaşan fetvâlarına da yer veren önemli bir araştırma mahsulüdür. Sadece ibadetlerle ilgili ilmihâl niteliğinde oluşu da, okunmasını ve yararlanılmasını kolaylaştıran ayrı bir özelliktir. Bu özellikleri sebebiyle eserden faydalanan kimsenin, mezhebinin görüşlerini ve dayandıkları delilleri bir arada görerek işlediği amellerin sıhhati konusunda gönlünün daha mutmain olacağını ümit ediyoruz.

    Quick View
  • Ehl-i Sünnet’i Savunuyorum – Mehmet Şevket Eygi

    30.00  21.00 

    Değerli dostum Siyami Akyel bey, benim haberim olmadan bu kitapta yer alan yazılarımı toplayıp bir araya getirmemiş olsaydı, incelediğiniz bu eser gün yüzü göremeyecekti. Kendisine samimî teşekkürlerimi sunuyorum.


    1991’den beri hiç ara vermeden, tatil yapmadan Millî Gazetede yazıyorum. Ehl-i Sünneti savunan, ehli bid’ati reddeden bütün yazılarım bir araya getirilse birkaç cilt tutacak bir külliyat olur.


    Müslümanlar için de, İslam düşmanları ve karşıtları için de Türkiye’nin bir numaralı gündem maddesi dindir. Bu din maddesini âdil ve olumlu şekilde halletmeden hiçbir şey düzelmez. Bir kısım aşırı ve azılı İslam düşmanları dini büsbütün kaldırmak, kazımak istiyorlar ama buna güçleri yetişmiyor, önlerinde ikinci şık kalıyor: İslam’ın içini boşaltmak, hayattan kopmuş içi boş, suya sabuna dokunmaz laik ve seküler bir İslam türetmek. Bu amaçlarına ulaşmak için dinde reform, dinde yenilik, dinde değişim, Fazlurrahmancılık ve başka bid’at rüzgârları estiriyorlar.


    Gerçek münzel İslama, Tevhid inancına, Muhammedi hedy ve tebliğata, kurtarıcı Şeriata bağlı dindar, şuurlu, uyanık Müslümanların temel vazifelerinden biri, hak dinin içini boşatma cereyanlarına karşı çıkmaktır. İncelediğiniz bu kitap bu yolda küçük bir hizmet görebilirse ne mutlu.

     

    Mehmed Şevket Eygi

    Quick View
  • Gazzâli’nin Düşünce Sisteminin Temelleri – Necip Taylan

    16.00  11.00 
    Düşünce dünyası Kelâm’dan Fıkıh’a, Mantık ve Felsefe’den Tasavvuf’a kadar uzanan çok geniş bir alana yayıldığı ve her çeşit zihin seviyesindeki insana hitap ettiği için, Gazzâli’nin bu konudaki düşüncesi hakkında hüküm vermekte önemli güçlüklerle karşılaşırız. Bu güçlüğün bir başka sebebi de O’nun düşünce yapısının dinamik karakterinden yani; devamlı gelişip oluşan özelliğinden kaynaklanır.


    Gazzâli, bir sûfi, bir kelâmcı, bir mantıkçı veya büyük bir felsefe tenkitçisi kabul edilsin; her halükârda O, bunlardan sadece biri değil, belki hepsi birden, bir bütün olarak karşımıza çıkar. Bu yönüyle de O, bir sistemcidir ve orjinallik arzeder.


    Gazzâli, İslâm düşünce tarihinde keskin felsefe tenkitçiliği ile; bir felsefî düşünceyi, ondaki çıkmazları göstererek yıpratırken, başka düşüncelere zemin hazırlamış olarak görünür.

    Quick View
  • Hayat Onunla Güzel – Soner Duman

    20.00  12.00 
    “Şüphesiz ki Allah Resûlü’nün (s.a..v.) yaşam tarzı ve sünneti, hayatın her anını sorumluluk bilinci içinde yaşamak isteyen, hem dünya hem de âhiret saadetini elde etmek isteyenler için vazgeçilmez bir kaynaktır. Günümüzde insanlar mutluluğu çok farklı şeylerde arıyorlar. Kimileri mal ve servete, kimileri makam ve şöhrete, kimileri de zevk ve şehvete tutkun bir hayat içinde olmayı mutluluk zannediyorlar. Oysa gerçek anlamda inanan bir kimse için en güzel örnek hiç kuşkusuz Allah Resûlü’dür. İşte ben, bu yazılarımda Allah Resûlü’nün hayatımıza yön veren, istikamet çizen, bize hayatın ve sahip olduklarımızın değerini öğreten yaşam tarzını ele almaya çalıştım. Gördüm ki hayat, ancak onun (s.a.v.) sünnetine, yaşam tarzına uyulduğunda güzel oluyor. Onu dikkate almayan bir yaşamın huzur ve mutluluk getirmesi mümkün değil.”
    Quick View
  • Hayatı Müslümanca Okumak – Aydın Başar

    25.00  16.50 

    Müslümanca düşünemeyen toplumlar, önce ahlakî bir yozlaşmaya maruz kalır, birkaç nesil sonra da deizme veya ateizme kayarlar. Müslümanca düşünmeyi başaramayanların, Müslümanca yaşamaları ve uzun vadede Müslüman kalmaları da mümkün değildir. Dolayısı ile Hayatı Müslümanca Okumak bizim için tabiri caizse bir beka meselesidir.


    Kur’an’ın ilk inzal olan ayetlerinin başında “ikra” yani “oku” buyrulmuştur. “Nasıl okumalıyız?” sorusuna da “bismi Rabbike” yani “Rabbinin ismiyle” diye cevap verilmiştir. (Bkz. Alak, 1) Bu ayet Müslümanların hayatı okuma modelini ortaya koymaktadır. Demek ki biz Müslümanların hayatı okuma modeli alelade bir okuma modeli değil, Rabbimizin isminin merkezde olduğu bir okuma modelidir.


    Dolayısı ile bizler hayata ve olgulara bakarken, onu anlamlandırırken herhangi bir insan gibi ya da bir gayr-i müslim gibi değil kendimize has bir şekilde ona bakarız. Bizim din ve dünya görüşümüz onlarınkinden çok farklıdır.


    Biz hayatı ve olguları Rabbimizin adıyla okuruz. Rabbin adıyla okumak demek, ahlaktan hukuka, ekonomiden iktisada, sağlıktan ticarete, eğitimden yönetime kadar istisnasız hayatın her alanında Rabbimizin ölçülerini dikkate alarak okumak demektir.


    Bu mütevazı çalışma ideolojilerin, izmlerin ve birtakım düşüncelerin zihinleri lekelediği bir çağda, ifrat ve tefrite düşmeden Müslümanca düşünmenin imkanlarını arayan bir çabanın, bir anlam arayışının ürünüdür. Rabbimizden bu çalışmanın insanlara ulaşmasını ve faydalı olmasını dileriz.

    Quick View
  • İhyau Ulumid’d-Din Tercümesi Büyük Boy (8 Cilt) – İmam Gazali

    600.00  415.00 

    İmâm-ı Gazâlî’nin mühteşem eseri, İhyâu Ulûmi’d-Dîn iki yıllık bir çalışmanın neticesinde yeniden yayına hazırlandı.


    •  Uzun başlıklar sadeleştirildi.
    •  Kelimeler günümüz diline uyarlandı.
    •  Arapça metinler gözden geçirildi.
    •  Kaynaklar tespit edilmeye çalışıldı.
    •  Gözü yormayan ayvori kağıt kullanıldı.


    İmam Gazâlî, İhyâ’da, bir Müslüman’ın mutlaka bilmesi gereken hususları; “ibadetler”, “âdetler”, “helak ediciler” ve “kurtarıcılar” ana başlıkları altında toplayarak derinlemesine incelemiştir. Gazâlî, ele aldığı konuları kuru bilgi yığını şeklinde anlatmamış, ilmin irfân ile meczedilmesi lüzumuna her vesileyle işaret etmiştir. O, namazı ve orucu, zekâtı ve haccı anlatırken esrârına işaret etmiş; alış-veriş, evlilik ve yolculuk gibi insânî muâmelelerin âdâbına riâyeti fevkalâde önemsemiştir.


    1. Cilt: İlim – Akâid – Tahâret – Namaz
    2. Cilt: Namaz-Zekat – Oruç – Hac – Kur’an Okuma – Zikir ve Dua
    3. Cilt: Yemek Yeme – Nikâh – Kazanç – Helal-Haram – Dostluk Âdâbı
    4. Cilt: Kardeşlik – Uzlet – Sefer – Semâ ve Vecd – Mârufu Emir, Münkeri Nehy – Peygamber Ahlakı
    5. Cilt: Kalbin Hâlleri – Nefsi Terbiye – Şehveti Kırma – Lîsânın Âfetleri – Gazab ve Hasedin Zemmi
    6. Cilt: Dünyayı Zemmetmek – Mal Sevgisinin Zemmi – Riyânın Zemmi – Kibir ve Ucub – Gururun Zemmi
    7. Cilt: Tövbe – Sabır ve Şükür – Fakr ve Zühd – Tevhid ve Tevekkül
    8. Cilt: Muhabbet ve Rıza – İhlas – Murâkabe – Muhasebe – Tefekkür – Ölüm ve Sonrası


    Erkam Yayınları | İvory Kağıt | İstanbul 2019 | 1. Baskı | 8 Cilt

    Quick View
  • İlk Dönem Hanefi Usulünde İllet Tartışmaları – Soner Duman

    19.00  14.00 

    Müslümanların hukuk alanındaki tarihsel mirasının akli yönünü en çarpıcı şekilde ortaya koyan kavram hiç kuşkusuz “illet” kavramıdır. “Ayet ve hadislerde yer alan hükümlerin konuluş gerekçesi ve dayanağı” diye nitelendirebileceğimiz illet konusu özelde kıyas bahsinin genelde de fıkıh usulünün en önemli konusunu teşkil eder. Nitekim usul eserlerinin en çekişmeli konularını “illet” başlığını taşıyan bölümlerin içermesi bir tesadüf eseri değildir. İllet kavramı ile ilgili incelemeler ve tartışmalar gerek her bir müçtehide ait usulün kendi içinde tutarlı bir metodoloji olduğunu ortaya koymada gerekse fer’i meselelerin detaylandırmasında önemli bir rol oynamıştır. Usulcülerin bu kavramı bütüncül olarak ele alıp sistemleştirme konusunda önemli gayretleri bulunmaktadır. Bu eserde ilk dönem Hanefi usulcülerin illet konusu hakkındaki ifadeleri sistematik bir bütünlük içersinde ele alınmıştır.

    Quick View
  • İnsanî İlişkilerde İlahî Ölçü (Ciltli) – Muhammed Emin Yıldırım

    22.50  15.00 

    İnsanoğlu var edildiği günden beri Allah’ın birleştirilmesini emrettiği bağları korumak ile mükelleftir.Bu bağlar insanın diğer varlıklarla ve kendisi ile kurması gereken bağlardır ve dört ana başlık altında incelenmelidir:

    -İnsanın kendi nefsi ile ilişkisi

    -İnsanın Allah ile olan ilişkisi

    -İnsanın eşya (evren) ile ilişkisi

    -İnsanın insan ile olan ilişkisi


    Tabi bu ilişkileri düzenleyecek genel kaynaklar ya doğrudan ilahi olamalı, ya da ilahi otoriteden yetki alan peygamberler olmalıdır.


    İşte bu kitapta hem bu ilişkileri hem de bu ilişkilerinin temel referanslarını okuyacaksınız.Özellikle ‘İnsani ilişkilerde on altın kural ‘ ile ‘ Kur’an’da Diyalog’ bölümleri ile bu konuda size rehber olacak numuneleri bulacaksınız

    Quick View
  • Maturidi’de Bilgi Problemi – Hanifi Özcan

    16.00  11.00 

    Bugünkü bilgilerimize göre, İslâm düşünce tarihinde bilgi konusunu en derli toplu ve sistemli bir şekilde ele alan ilk din bilgini Mâtüridî’dir. O, sisteminde sadece genel bilgiye değil, dînî ve ahlâkî bilgiye de yervermiş ve onları birbiriyle mezcederek işlemiştir.


    Ebû Hanîfe’den olduğu kadar, Mu’tezile ve Mürcie’den de etkilendiği kanaatinde olduğumuz Mâtüridî’nin ortaya koyduğu görüş ve düşünceler, kendisinden sonraki âlimler üzerinde büyük ölçüde etkili olmuştur.


    Onun bilgi üzerinde durmadaki esas amacı, bilgiye dayalı bir din ve ahlâk sistemi ortaya koymaktır. Çünkü ona göre, sağlam din, bilgi ve delile dayanan dindir.


    Bir din bilgini olduğu için, gerek metod, gerekse fikirlerinin oluşumunda ona büyük ölçüde Kur’ân yön vermiştir. İşte bu yüzden Kur’ân gibi, o da tabiatı, insanın kendi nefsini ve tarihi bir bilgi alanı, bilgi kaynağı olarak kabul etmekte ve bilhassa tabiat, yani dış dünya üzerinde ısrarla durmaktadır. Bunun bir neticesi olarak da, duyulara ve duyu bilgisine önem vererek realist bir metod izlemektedir

    Quick View
  • Menâru’l Envâr – Ebu’l Berekât En-Nesefî

    32.00  20.00 

    Usul-i fıkıh, İslamî ilimlerin tümü için ortak metodoloji sunan tek ilim dalıdır. Bütün İslamî ilimlerin ortak paydasını teşkil etmesi sebebiyle asırlar boyu bu ilim dalında büyük eserler kaleme alınmıştır. Eserleriyle Hanefî ilim çevrelerinde geniş bir kabule sahip olan ve usul-i fıkhın olgunluk döneminde ilmî faaliyetlerde bulunan İmam Nesefî’nin Menâru’l-envâr adlı eseri, Hanefî usulünün en temel metinlerinden olan Pezdevî’nin Kenzü’l-vusûl adlı eserinin başarılı bir özeti mahiyetindedir. el-Menâr, ilk yazıldığı dönemden itibaren geniş bir kabule mazhar olmuş, Osmanlı medreselerinde uzun asırlar boyunca ders kitabı olarak okunup okutulmuş, eser üzerine onlarca şerh, hâşiye, ihtisar ve nazım çalışması yapılmıştır.


    İlahiyat fakülteleri ve diyanet eğitim merkezleri başta olmak üzere usul-i fıkhı klasik kaynaklarından okumak isteyenler için Menâru’l-envâr adlı bu eser büyük önem arz etmektedir. Eserin muhtasar olması ve anlamayı zorlaştıran bir hüviyete sahip olması sebebiyle eser hazırlanırken şerhlerinden istifade edilerek dipnotlarda gerekli açıklamalar yapılmış, örneklerle zenginleştirilen eser ilim tâliblerinin istifade edeceği bir hüviyete kavuşturulmuştur.

    Quick View
  • Misyonerlik ve Tebliğ Açısından İncil-Kur’an – Ziya Kazıcı

    22.00  15.00 

    Gerçek şahsiyetini İslâm’da bulan Hz. İsa, günümüz Hıristiyanlık inancına göre sözleri arasında çelişkiler bulunan, Allah’ın biricik oğludur. Bu yüzden, bazıları, onun gerçekten tarihte yaşamadığını ve onun sadece efsânevî bir kahraman olduğunu söyleyecek kadar ileri gitmişlerdir. Hz. İsa’nın inkârı demek olan bu sözlere sebep olduklarından dolayı bütün bir Hıristiyan dünyası suçludur. Çünkü bu dünya, Allah’ın Peygamberi olan Hz. İsa’yı insanlık sıfatından uzaklaştırarak onu ulûhiyet mertebesine çıkarmışlardır. Matta’nın bildirdiğine göre o, bütün dünyanın Hıristiyanlaşmasını istemektedir. Fakat aynı İsa, Yahudileri “Evlad”, diğer milletleri ise “Köpek” olarak isimlendirmektedir.


    Hıristiyanların, Müslümanlara olan düşmanlığı her asır ve dönemde farklı şekil ve sistemlerle devam etmiştir. Aslında günümüzde bile şuuraltında bunun etkilerini görmek mümkün olmaktadır. Gaye, Müslüman gençliğin zihninde bir boşluk meydana getirmek, bundan sonra kendi fikirlerini çok masum bir pozda dayatmaya kalkışmak ve sonunda da onları kendi din ve mukaddes değerlerinden şüphe eder bir ruh bunalımı içine sokmaktır.


    Mamafih, tarihî bazı olaylar, Hıristiyan misyonerlerinin gayesinin sadece dinî bir gayrete dayanmadığını göstermektedir. Çalışma ve gayretlerinin belki en ön planda geleni, bağlı bulundukları milletlerin siyasî faaliyetleri ile meşgul olmaktır. Her misyoner, ülkesinin siyasî bir ajanıdır. Misyoner adayının yaptığı yemin, bunun açık bir delilini teşkil etmektedir.


    Bu araştırmamızda, her iki dinin müntesipleri tarafından yapılan çalışmalar ile bizzat kitapların kendilerine müracaatla bir mukayese yapmaya çalıştık. Okuyucu, çeşitli konularda yapılan bu mukayeseyi gördükten sonra, gerçeğe ulaşma ve doğruyu bulma hususunda daha rahat bir karar verecektir.

    Quick View
  • Modern Dünyada Görgü Kuralları – Yaşar Değirmenci

    15.00  10.00 

    “Görgü kuralları sadece birer nezaket kaidesi değil, medeniyetimizin de göstergesidir. Bu mütevazı eser, insan davranışlarının önemini bilenlere ve yaşayışını manalandırmak isteyenlere ışık tutacak, yol gösterecek bir çalışmadır.”

    Quick View
  • Modern Toplumda Görgü Kuralları – Yaşar Değirmenci

    17.50  12.00 

    Her yerin, her meclisin, her makamın kendine göre bir davranış şekli vardır. Gerek söz planında gerekse
    hâl, hareket ve davranışlarda her yerin hakkını gözetmek oraya ait özellikleri yaşamak ve yapmaktır. Her
    konuda haddini bilip sınırı aşmamak, insanlara iyi muamelede bulunmak, ölçülü ve dengeli hareket etmek
    huzurlu bir toplum oluşturmaya katkıda bulunmaktır.


    Görgü, yaşamayı bilme sanatının özüdür. Kişiyi sevgi, saygı ve anlayışla donanımlı kılar. İnsanları
    kabalıktan, katılıktan, asık suratlılıktan, çirkin tavırlardan alıkoyar. Görgü kuralları vesilesiyle insanlar
    birbirlerine karşı samimi davranır, birbirlerini sever ve sevdirirler.


    Görgü ile ilgili kurallar ihtiyaçlar dâhilinde ortaya çıkar. O hâlde sebepler unutulmamalı ve davranış
    biçimleri ona göre düzenlenmelidir. Görgü kuralları sadece bir nezaket kuralı değil, medeniyetimizin de
    göstergesidir. İnsan olmanın gereği, başkalarının hukukuna saygı göstermenin icabıdır.


    Bu mütevazı eser insan davranışlarının önemini bilenlere ve yaşayışını manalandırmak isteyenlere ışık tutacak, yol gösterecek, boşluğu dolduracak bir çalışmadır.
    Quick View
  • Namaz / Bir Tevhid Eylemi – Abdullah Yıldız

    18.00  12.00 

    Namaz kılan bir mü’min, bir bakıma günde beş kez muharebe meydanına çıkmakta ve ‘Allah’u ekber’ sloganını dilinden düşürmeyerek nefsiyle ve Şeytan’la kıyasıya savaşmaktadır. Zaten; ilahlaştırılmaya meyyal olan nefisleri ayaklar altına almadan, putlaştırılan dünyaya ve onun nimetlerine karşı ahireti tercih etmeden, şeytana ve onun askerlerine kin duymadan, Allah’ın dışında ilahlık ve rablık iddia eden bütün otoriteleri reddetmeden kılınan namaz beyhudedir. ‘Yalnızca Allah’a ibadet edeceğine ve yalnızca O’ndan yardım dileyeceğine’ dair söz verdiği halde; sahte ilahlara kullukta bulunmaya, onlara alkış tutmaya devam eden, Allah’ın dışındaki fani varlıklardan medet bekleyen kimse, havanda su dövüyor demektir.’

    Quick View
  • Namaza Nasıl Başlanır – Vehbi Karakaş

    15.00  10.00 

    Dr. Vehbi KARAKAŞ’a ait olan Namaza Nasıl Başlanır? adlı bu kitapta, çok orijinal tesbitlerle karşılaşacaksınız. Bu kitap, Allah’ın izniyle namaz kılmayanı namaza başlatacak, namaz kılanın da güzelliklerine farklı ve güzel şeyler katacaktır. Kitabın içindekilerden bazı başlıklar şunlardır:

    Fatiha Da Namaz Gibi İlahî Bir Projenin Parçasıdır

    Mabedde Eğlence Olmaz

    Namaz ve Nişan Yüzüğü

    Namaz ve Maya

    Çamura Düşmüş Altın

    İyiliğe İsyan Edilir mi?

    Bin Dolar Bir Kilo Domatese Verilir mi?

    Kul Mezara Konulunca

    Namazsız İnsan ve Huşûsuz Namaz

    Namaz, Allah Teâla’nın Feyziyle Şarj Olma Anı

    Çok İyiyim De Bir Kötülüğüm Var: Namaz Kılmıyorum

    Tatil Kampının Müdürü

    Devamlı Namaz… Neden?

    Ana Diliyle İbadet, Kur’an Mealiyle Namaz Caiz mi?

    Hacet Namazı Nedir ve Nasıl Kılınır?

    Teheccüd Namazı

    Quick View
  • Rotamız Âlem-i İslâm – Adem Özköse

    22.00  14.50 

    Rotamız Âlem-i İslâm kitabı söze değer verenlerle yine söz, yazı üzerinden bir bağ, bir köprü kurma iştiyakıyla oluştu. Kitabı bitirip son olarak kitabın önsözünü yazmak için bilgisayarın başına oturduğumda kendi kendime iyi ki yollarda günlükler, notlar tutmuşum. İyi ki ülkelerle, şehirlerle, insanlarla kurduğum bağları, duygularımı, heyecanlarımı bir gün yazmak için içimde saklamışım dedim. Çünkü söz ancak yazıya dökülürse bir anlam kazanıyor ve kalıcı oluyor.


    Müslümanlar olarak öyle geniş bir ümmete sahibiz ki insan dünya Müslümanlarını keşfettikçe daha bir heyecanlanıyor, soluksuz bir şekilde bu asil topluluğun izini sürmek istiyor. Ben de Âlem-i İslâm’ın izini sürerken bazen acılara, bazen de sevinçlere şahit oldum. Fakat her daim ilginç ve heyecan dolu bir yolculuğun içinde olduğum duygusu beni hiç terk etmedi. Kitapta dünyanın farklı coğrafyalarına yaptığım yolculukların yanında Filistin’e Özgürlük Konvoyu’nda tuttuğum günlüklere de yer verdim.

    Quick View
  • Selefilik Adı Altındaki Görüşlere Ehli Sünnetin Cevapları – Ali Hoşafçı

    150.00  85.00 

    Bu kitapta Ölüler işitir mi?, Ölülere Kur’an Okumak, Tevessül, İstiğase, Teberrük, Şefaat, Rabıta, Tazim, Şirk, Bidat, Allah Allah Diye Zikir, Tesbihte Taş Kullanmak, Mecaz , Tevil, İstiva Meselesi ve Cihad Konularında internet ve yüzyüze yapılan munazaralardaki karşı tarafın itirazlarına tek tek cevap verilmiştir. Hadislere yaptıkları itirazlar, tahriç ve değerlendirmeler ile itiraz cevap şeklinde çok geniş olarak tek tek çürütülmüştür.


    Özellikle karşı tarafa delil getirken onların itibar ettiği kendi alimlerin görüşleri ile onların görüşü çürütülmüştür. Kitabın Almancası ve Ruscası basılmış olup Almanyada satılmaktadır.
    Azerbaycan Diyaneti kitabı Azericeye cevirip Şii ve Sünni Cami İmamlarına Ücretsiz Dağıtmaktadır.
    Kitabın itiraz , cevap munazara şeklinde olması nedeniyle ilmi olmayan bir kardeşimiz selefi görüşü üzere olduğunu iddia edenlerin hocalarıyla rahatlıkla munazara edip onların delillerini çürütebilir. Çünkü onların en son itirazları kitapta var, onlaraın cevap veremediği cevaplarda kitapta var . bunları okumanız yeterli olucaktır.
    En son itirazlara 1064 sayfalık bu kitapta cevap vererek sizlere sunduk


    Kitap Kalbi Yayıncılık | Ciltli Deri Kapak | İstanbul, 2015 | 3. Baskı | 1024 Sayfa

    Quick View
X
0

Your Cart