Genel

Gösterilen sonuç sayısı: 12

  • Dert Bende Ne Gezer Beyim – Neslihan Nur Türk

    20.00  15.00 

    Ben,derdi severim beyim! Derdim büyüdükçe dermanım büyür.Dillerim çözülür,fermanım büyür.Böyle derdi seyran etmesem olmaz. Hamd ü sena etmeyip sussam olmaz.Onun kendine has bir tadı vardır.Bir zamanlar gelir,dert demeye utanır da dil,lütuf der,nimet der,ikram der. Ona dert demeye kıyamaz.Adını dert koymaya utanır.

    Quick View
  • Gözümün Nuru Namaz

    22.00  16.50 

    Namaz, Cenâb-ı Hakk’ın sadece müslümanlara ikrâm ettiği mânevî bir nîmetidir. Rûhun gıdâsı, kalblerin şifâsı ve dertlilerin devâsı olup insana sıhhat, neşe ve zindelik verir.
    Namaz, mü’minin mirâcı olup, kulu Allah’a yaklaştıran, rûhen arındırıp yücelten, bir ibâdettir.
    İnsanın Allah indindeki değeri, namaza verdiği değer kadardır.
    Namaz, gözümüzün nûru, gönlümüzün sürûru ve huzûrudur.
    Bir hadîs-i şerîflerinde:
    “Dünyâdan bana üç şey sevdirildi:
    Sâliha kadın, Güzel koku ve Gözümün Nûru Namaz.” diye buyurmuşlardır. Sevgili Peygamberimizin namazdan bahsederken “Gözümün Nûru” tâbirini kullanmaları, bu ibâdetin kudsiyyetine, önemine ve şerefine işârettir.

    Quick View
  • Gül’ün Gülleri – Adem Saraç

    24.00  18.00 

    Bilindiği gibi gül, güzelliği ve zerafeti temsil eder. Herşeyden önce sevgilidir gül; bütün güzellikler ona yakıştırılır.
    İslam edebiyatı ve tasavvufunda Efendimizi temsilen sembol olarak gül kullanılmıştır.

    Gül, aynı zamanda aşkı, muhabbeti de temsil eder. Bütün bunlar Peygamber Efendimiz (s.a.)’de fazlasıyla mevcut olduğu için O’na “Gül”, sevgili kızlarına da”Güller” dedik. Böylece “Gülün Gülleri” oluştu.

    Quick View
  • Gülyüz’e Hasret – Hazreti Vahşi – Adem Saraç

    12.50  9.00 

    Adem Saraç’tan Hz. Vahşi’nin hayatında tablolaşan bir hasretin hikayesi.
    Aldanışların girdabına düşmüş bir ömür düşünün. Esaret zincirinin muazzam cürümler işlettiği Vahşi’nin hayatını… Bir gün ruhunu ve bedenini saran tutsaklığı söküp alıyor. İslam’ın ruhları dirilten iklimine koşuyor.Yüreğindeki zindanlar aydınlanıyor birden. Bir ışık doğuyor içine; acaba diyor, acaba? İki Cihan Güneşi’nin nazarları değer mi gözlerime? Doya doya bakabilir miyim nur yüzüne? Hayali cihana değer bir tebessüme nail olabilir miyim? Yazık ki bir uyarı gelip çatıyor önüne: Ve o, Gül Yüzlü’nün yakınında iken Gül Yüzlüye Hasretle geçiyor günleri… Vahşi (r. a)ın ızdırabı, içimi burkar diye endişe etmeyin… Eminiz ki onun kararlı duruşu içinizi ısıtacak. İslam olmakla aydınlanan yüzü şavkıyacak hayalinize. Rasûlullah’ı uzaktan görmek için ışıyan gözlerinden bir umut ışığı doğacak yüreğinize. Artık onun sadece adı Vahşi. Yüreği, kimliği asırları aydınlatan bir Hazret… Hazreti Vahşî’nin aziz hatırasını okumak ister misiniz?

    Quick View
  • İmameyi Yaktı Ateş – Neslihan Nur Türk

    21.00  15.00 

    Allah’ım!.. Bu kitabı okuyan herkes, Sen’den haber alsın, Sen’i tekrar düşünsün, Sana daha çok yaklaşın… Kudret Sen’indir. Bu kitabı eline alan, okuyan ve okutan kimseler; hiç ummadık hayırlar içinde kalsınlar da, Sen’in yolunda Sen’in uğrunda darmaduman, pesperişan olsunlar. Özellikle ve öncelikle, “Bu ne biçim duadır?” diyen kulların için kabul eyle Allah’ım!

    Quick View
  • Niceleri Benim Sandı

    20.00  15.00 

    Niceleri Benim Sandı, diyor Neslihan Nur Türk. Emaneti sahiplendi… Saçlarıyla hava atardı, ipek gibi cildim var derdi. Malı mülküyle pek övünürdü…. Neslihan Nur Türk, insanın serencamını anlattığı kitabında okuru tefekküre davet ediyor..

    Quick View
  • Saliha Kadın – Emine Taşgetiren

    14.00  10.50 

    Sâliha Kadın her insanın bir misyonla yaratıldığını bilen kadındı. Nasıl ki yaratılmış her zerre boş, anlamsız olmayıp bir hikmete mebni ise…

    Sâliha Kadın toplumda yaşayan sorunlara eklemlenmeyen kadın. Duyguların akışına kendisini kaptırmayan, olumsuz duygulara set çeken kadın…

    Sâliha Kadın karanlığa ve suçlulara öfke-hiddet mesajları iletmeyip karanlığa mum yakan, suçluluk sonucunun-nedenini araştıran kadın.

    Quick View
  • Abdülmetin Balkanlıoğlu Hocaefendinin Sohbetleri – Heyet

    45.00  30.00 

    Eserin Tam İsmi: Abdülmetin Balkanlıoğlu Hocaefendinin Sohbetleri


    Hocamız hayatta iken ne kendisini ne de nasıl bir dava şuurunda olduğunu anlayabildik. Bunu canlı bir misal ile anlatacak olursak:
    Ceviz kurdu gibidir; ki kurt, gireceği kadar bir delik açarak cevizin içine girer ve onu yemeye başlar. Buraya kadar normaldir. Fakat cevizi yedikçe şişer, karnı büyür. Yeterinde yükünü tutup doyunca gitmek ister ama girdiği delikten çıkamaz. Çünkü içi yenilen ceviz kurumuş ve sertleşmiştir; o deliği genişletmek artık imkansızdır. Oturup bekler; delikten çıkmak için tek çaresi zayıflamayı beklemektir. Ama çıktığında mevsim bitmiş, ortada aç ve cılız bir kurtçuk ve bir içsiz ceviz kalmıştır.
    Kimi insanlardaki para ve mal-mülk hırsı ile evliyanın, alimlerin kıymetini bilmemesi de ceviz kurdu misali gibidir. O hırsı yenip, “Artık yeter!” dediğinde baharlar ve yazlar bitmiş olur. Geriye sadece ömrünün sonbaharı ve belki de çeşitli hastalıklar, ilaçlar ile geçirmek zorunda kalacağı, koskoca bir karakış kalmış olur…
    Biz bu çalışmamızla, kıymetini bihakkın bilemediğimiz hocamızdan dinlediğimiz, inci misali değerli sohbetlerini yazıya geçirerek istifadeye sunma yolunda bir adım attık. Bütün çalışmalarımızı rızasına muvafık kılmasını Rabb’imizden niyaz ederiz…


    Görsel Temsilîdir. 

    Rabbani Yayınevi | Cildli | İstanbul, 2019 | 1. Baskı | 384 Sayfa


    Quick View
  • Ahiret Aleminin Sırları – İmam Gazali

    20.00  13.00 

    Eserin Tam İsmi: Ahiret Aleminin Sırları


    İmam Gazali’den ölüm ve ahiret hakkında bir eser.


    Görsel Temsilîdir. 


     

     

    Hisar Yayınları | Karton Kapak | İstanbul | 1. Baskı

    Quick View
  • Namazı Dosdoğru Kılmak – Mehmet Şevket Eygi

    30.00  18.00 

    Eserin Tam İsmi: Namazı Dosdoğru Kılmak


    Günde beş vakit kılınan farz namazları terk ve ihmal eden, hafife alan bir Müslüman toplum iflah olmaz, necat ve salah bulmaz, hür ve aziz bir hayat süremez. Müminleri namaza davet eden Ezan-ı Muhammedi’de “Haydin felaha!” buyurulıyor. Hakk Teala Kur’an-ı Kerim’de “Sabır ve namaz ile Allah’tan yardım isteyin” diye ferman etmiş. Namazı terk edenler mecazi manada hür Müslüman statüsünü de terk etmiş olurlar. Olurlar ama bunu bilen, anlayan, idrak eden kaç kişi çıkar? Allah’ın rızasını kazanmak, O’nun korunması altına girmek zilletten izzete, esaretten hürriyete, yenilgiden zafere geçmek isteyenler namazlarını kılsınlar Mükim Müslüman erkekler cemaati terk etmesinler Unutmayalım: Ezelde, Elest Bezmi’nde Yüce Yaratan ile bir ahd’ü misak yaptık. Ruhlar bedenlerine konulmadan önce O bize sordu: “Ben sizin Rabbiniz değil miyim?” Biz, “Sen elbette bizim Rabbimizsin” cevabını verdik. Bu Ahd ü misakı hatırlayalım ve Allah’ın eylem ve ibadete ait birinci emri olan namazı eda edelim. Yine unutmayalım ki, kendisine uyulması ve emirlerinin tutulması gereken Resul-i Kibriya aleyhi ekmelü’t tahaya Efendimiz; Allah’ın Habercisi, Elçisi, Müjdecisi ve Uyarıcı Nebisi olarak, olarak ölünceye kadar namaz kılmış ve biz ümmeti’ne emretmiştir. Kelime-i Şehadet’in ikinci cümlesini ikrar ve tasdik ederek o Yüce Peygamber’e biat etmiş bulunuyoruz. Onun beş vakit namaz konusunda ki kesin fermanına uyalım, böylece Allah’ın rızasını, Resul’ün şefaatini kazanalım. Elinizdeki şu kitap, namazın önemini, dosdoğru kılınmasının gereğini anlatmakta; Mü’minleri kıyama, rükua, secdeye çağırmaktadır. Ehl-i necat ve Ehl-i cennet olmak istiyorsak, ikinci derece veya lüzumsuz faaliyetleri bırakalım ve yurt çapında bir namaz ve cemaat seferberliği ilan edelim. Aksi takdirde helak olacağız.
    Namaza, Namza, namaza!…


    Görsel Temsilîdir. 


     

     

    Bedir Yayınevi | Karton Kapak | İstanbul, 2007 | 1. Baskı | 216 Sayfa

    Quick View
  • Sahabi’nin Muhalefeti – Abdullah Ünalan

    25.00  17.00 

    Eserin Tam İsmi: Sahabi’nin Muhalefeti


    Sahabe, genel olarak bu ümmetin en mümtaz ve en bilgili neslidir. Vahyin gölgesinde yaşamış ve Hz. Peygamber’in (s) eğitim ve terbiyesinden geçmişlerdir. Dolayısıyla İslam’ın hem kavlî hem fiilî yorum ve uygulamalarını bizzat Hz. Peygamber’de (s) görmüş ve tatbikatını müşahede etmişlerdir. Bununla birlikte, her insanda olduğu gibi Sahabe’nin de muhâlefeti söz konusu olmuştur ki, bu hem İslam’ın öngördüğü hem insan olmanın bir özelliğidir. Dolayısıyla Sahabe birbirlerine ya kavlî (söz) veya fiilî veya farklı fetva vermekle muhâlefet etmişlerdir. Bu da Kur’an ayetlerinin veya Rasûlullah’ın (s) kavlî veya fiilî sünnetinin veya Sahabe icraatının ya aksine veya bunlardan farklı olarak fetva verme veya tercihte bulunma veya yorumlaması şeklinde olmuştur.
    Bu çalışmadan amaç, genel olarak muhâlefeti ele almak veya siyasî muhâlefeti ortaya koymak değildir. İslam’a göre bir beşer olarak Hz. Peygamber’e (s) bile muhâlefetin olabileceğinin, muhâlefet eden bazı Sahabîlerin bulunduğunun ve Hz. Peygamber’in (s) muhâlefetin çerçevesi içinde kalanlara ses çıkarmadığının ve bunun, İslam’ın önemli ilkelerinden biri olduğunun bazı örneklerini sunmaktır.

    Başta Hz. Ömer olmak üzere bazı Sahabe’nin Rasûlullah’a (s) soru sormaları; anlayamadıkları konuları O’na taşımaları, yeterince kavrayamadıkları olaylarda O’na muhâlefet etmeleri, hatta eleştirmeleri, dinî hassasiyetlerinden kaynaklanmaktadır. Dolayısıyla birbirlerinin görüşlerine muhâlefet etmeleri, bazı söz ve davranışlarda birbirlerini eleştirmeleri de aynı hassasiyetten kaynaklanmaktadır. Bunu başka türlü algılamak ve yorumlamak “Allah onlardan razı olmuştur.” Kur’ânî hakikatine saygısızlık olacaktır.


    Görsel Temsilîdir. 


     

     

    Mevsimler Kitap | Karton Kapak | İstanbul, 2019 | 1. Baskı | 192 Sayfa

    Quick View
  • Severek İlim Öğrenmek – Ahmet Gültekin

    25.00  16.00 

    Eserin Tam İsmi: Severek İlim Öğrenmek ve Severek Hafızlık Yapmak


    “Ya âlim ol, ya talebe ol, ya dinleyici ya da bu kimseleri sevenlerden ol.
    Beşincileri olma ki helak olursun.”

    “Bir saat İlim Öğrenmek ve Öğretmek, sabaha kadar ibadet etmekten daha sevaptır.”

    “Kim ilim talep ederse, bu işi, geçmişteki günahlarına kefaret olur”


    Görsel Temsilîdir. 


     

     

    Kitap Kalbi Yayıncılık | Cildli | İstanbul, 2016 | 1. Baskı | 224 Sayfa

    Quick View
X
0

Your Cart