• İmâm Nevevî’nin namaz, oruç, evlilik, yolculuk vb. durumlarda yapılacak zikir ve duaları sahih hadis kaynaklarından derleyip bir araya getirdiği eseri el-Ezkâr, Prof. Dr. Mehmet Yaşar Kandemir’in tercüme ve şerhiyle çıktı.

  • Bunun için inanan insanın temel derdi, “Vahyi Hayata Taşımak” olmalıdır. Tüm çabası, gayreti bu yolda olmalı, hayatının hiç bir karesini böyle bir idealden mahrum bırakmamalıdır. Vahiy, hayatının her alanına hakim olmalı, onunla yaşamalı ve onunla can vermelidir. Vahyin hayat kitabı olması için insanın önce bu kitabı tanıması gerekir. Taşımak için tanışmak lazım, insanın ilahî kitap ile tanışması, hemhal olması, karşısına oturup önce kendini tanıtması, sonra da onun kendisini tanıtmasını istemesidir.


    Böyle bir İstek bizi “Kur’an nedir?” sorusuna yöneltecektir. Bana hayat kitabı olması gereken bu yüce ve ilahî kitap nedir? Ne olduğunu bilmediğiniz, ne olduğunu merak etmediğiniz bir kitabı nasıl hayata taşıyabilirsiniz ki?

  • Günümüzde maddi hayatın manevi hayata hâkim olduğu, imanımızın her geçen gün zayıfladığı, ahlaki değerlerin kaybedildiği bu yüzden yeni buhranların/ sorunların meydana geldiği bir toplumda yaşıyoruz. Günümüz insanı dünyada istediklerine kavuşunca, yavaş yavaş manevi hayattan uzaklaşıyor. Cehalete kapılan insanoğlu huzurun ve mutluluğun olmadığı tekdüze bir hayatı yaşamaya mahkûm ediliyor. Çoğu insan bu mutsuzluktan kurtulup huzurlu bir hayatı istese de bunu elde edememektedir.


    Şunu çok iyi bilmeliyiz ki mutluluğu elde etmek oldukça kolaydır. Mutlu olmak çok kolay olmasına rağmen insanlar bunu başaramadıkları için mutsuz oluyorlar. Bu yüzden insanlar hem kendi hayatlarını hem de başkalarının hayatını cehenneme dönüştürebiliyor. Mutlu ve huzurlu bir hayat herkesin başarabileceği kolay bir iştir. Küçücük bir çabayla içimizdeki mücevherleri ortaya çıkararak huzur ve mutluluğu yakalayabiliriz.

  • İslam tarihinin erken dönemlerinde Hz. Peygamber (sas)’in savaşlarını içeren rivayet malzemesine dayanan Meğazı kitapları ile başlayıp daha sonra Hz. Peygamber (sas)’in hayatına dair rivayetlerin derlendği klasik bir edebi tür haline gelen Siret-Siyer, İslam tarihi boyunca Hz. Peygamber (sas)’in biyografisine dair çalışmaların ana malzemesini oluşturmuştur. Günümüzde de yine ana kaynak bu rivayet malzemesidir.
  • Müslümanların her konuda bilgi sahibi olmaları bir görevidir. Din konusunda bilgi ise İlmihal (Herkesin durumuna göre gerekli olan bilgiler) adını alarak en önemli yeri tutar. Her Müslümanın bağlı bulunduğu İslam dini konusunda yeterli bilgi sahibi olması bir borçtur. Edindiği bilgilerle de üzerine düşen dini görevleri yerine getirmiş olacaktır.

    Aslında bütün insanlığın manevi ruhu yerinde olan dinden, din bilgisinden hiç kimse uzak kalamaz, öteden beri ister ilkel olsun, ister medeni toplumlar, hiçbiri bir dine bağlı kalmaktan dışarı çıkamamıştır.

    İnsanların gerçek mutluluktan ve saadetleri ilahi bir din yolu ile ortaya çıkar. Sağduyulu kimselerin ruhları ve vicdanları, böyle bir din ile huzursuzluktan kurtulur, yatışır, insanlığın yaratılışındaki yüksek amaç ancak böyle ilahi bir dine sarılmakla gerçekleşir.

     


    Gayem Yayınevi | Ciltli |1. Baskı | 553 Sayfa

     

     

     

  • Hz. Peygamber’e ilk vahyin inişiyle temeli atılan İslâm medeniyeti, dünyanın en büyük medeniyetlerinden biridir. Hz. Peygamber hayattayken Arabistan’a, daha sonra da Atlas Okyanusu’ndan Çin’e kadar geniş bir alana hâkim olan Müslümanlar, İslâm medeniyetinden sonra asırlardır dünya tarihine damgasını vuran Batı medeniyetinin gelişmesine önemli katkılar sağlamışlardır.
    İslâm medeniyetlerinin temel dinamiklerinin başında İslâm dini gelmektedir. İslâm inancının farklı coğrafyalarda ve farklı zamanlarda, küçük farklarla da olsa yaşama şansı bulması, İslâm dininin içtihat kapısını açık tutmasının sonuçlarındandır.


    İslâm medeniyetinin gelişmesine geleneklerin de önemli katkısı olmuştur. İslâm dini, vahye ve Peygamber’in uygulamalarına ters düşmeyen geleneklerin varlığını kabul etmiş; yaşamasına izin vermiştir. Tarihsel İslâm’ın oluşmasının üzerinde geleneklerin hissedilir bir ağırlığı bulunmaktadır.
    İslâm medeniyeti gibi, hem coğrafî hem de tarihsel bakımdan ihata edilmesi güç olan bir medeniyeti birkaç yüz sayfalık bu çalışmanın olanakları çerçevesinde ele almaya çalıştık. Bu bağlamda İslâm medeniyetinin daha çok Anadolu’ya uzanan yönünü vurgulamaya özen gösterdik.
    İslâm medeniyetinin muhteşem günlerini tekrar görmemiz dileğiyle…

  • Fıkhın tedvin edilmeye başladığı II. (VIII.) asırdan itibaren risâleler şeklinde telif edilen muhtasar eserlerin ardından geniş hacimli eserler kaleme alınmış, zamanla bunları şerhler ve hâşiyelerin yazılması takip etmiştir. İlim erbâbına hitap eden ve oldukça hacimli olan bu kaynaklar İslâm hukukunu ilgilendiren bütün konuları ayrıntılı biçimde ele aldığından halk için gerekli olan temel bilgileri ihtiva eden, dili sade, anlaşılması kolay, hatta ezberlenmeye müsait muhtasar eserlere ihtiyaç duyulmuştur. Bu sebeple Osmanlılar döneminde İlmihâl kitapları kaleme alınmaya başlamıştır. İlmihâl kitapları önce Arapça yazılmış, daha sonra bunların Türkçe’ye çevrilmesi ve eksik görülen kısımların tamamlanmasıyla gelenek devam etmiştir.


    II. Meşrûtiyetle birlikte ilmihâl kitaplarının yazılmasına hız verilmiş ve Cumhuriyet devrinde daha düzenli bir şekilde devam ettirilmiştir. Ancak bu ilmihâllerde fıkhî görüşlerin, genellikle delillerine yer verilmeksizin mücerret fetvâlar şeklinde ortaya konulduğu görülmektedir. Elinizdeki İlmihâl, diğer ilmihâllerden farklı olarak dört mezhebe göre Kur’an ve Sünnet’ten delilleriyle birlikte kaleme alınmış kaynak bir eser niteliğindedir. Eser zaman zaman Sahâbe ve Tâbiûn fakihlerinin günümüze ulaşan fetvâlarına da yer veren önemli bir araştırma mahsulüdür. Sadece ibadetlerle ilgili ilmihâl niteliğinde oluşu da, okunmasını ve yararlanılmasını kolaylaştıran ayrı bir özelliktir. Bu özellikleri sebebiyle eserden faydalanan kimsenin, mezhebinin görüşlerini ve dayandıkları delilleri bir arada görerek işlediği amellerin sıhhati konusunda gönlünün daha mutmain olacağını ümit ediyoruz.

  • Peygamberimiz sallallahü aleyhi ve sellem inci tanesiydi.
    Annesi Sadef. Dürr ve Sadef’in, Esmaü’l Hüsna ile çerçevelenmişti emsalsiz hayatları. Rahman’ın nazarı üzerlerindeydi. O’nun gözetimindeydiler. Hiçbir oğul annesini O’nun kadar sevmedi. Ve hiçbir anne, Âmine Hatun kadar, hayat yolunu kalpteki ateşten taşlara basarak yürümedi… Dürr ve Sadef, anne karnındayken bile olayların gidişatını değiştiren canımız ve cânânımız Sevgili Resul’ümüzün ve muhterem annesinin romanıdır.

  • Bu çalışmada İmam Suyutî’nin “el-Cami’us-Sağîr” isimli eserindeki nehy hadisleri bölümü üzerinde bir çalışma yapılmıştır. Eserde kullanılan hadislerin hem sıhhatlerine bakılmış hem de başka kaynaklardaki yerleri tespit edilmeye gayret edilmiştir. Konu başlıklarından sonra hadislere geçmeden önce konu ile ilgili ayetler verilmiştir. El-Cami’us-Sağir’da ele alınan konularla ilgili benzer birçok hadis olmasına rağmen; mükerrer olan hadisler verilmemeye ve hadislerin içerisinde sahih olanlar kullanılmaya gayret edilmiştir. Hadislerin şerhleri yapılırken yer yer konu ile ilgili ayetlere ve muhaddislerin meşhur eserlerine başvurulmuştur. Bölümlerin sonlarına ise konu ile ilgili özet bilgiler verilmiştir. Bu eserin yayımlanmasından amaç Hz. Peygamberin (s.a.v) bizleri sakındırdığı konuları bilmek ve bunlardan uzak durmanın çarelerini aramaktır. Küçükte olsa Hz. Peygamberin (s.a.v) hadislerinin öğrenilmesine, dikkate alınmasına ve yaşanmasına katkısının olması hepimize mutluluk vesilesi olacaktır.
  • Eyyûbî Devleti, XII. Yüzyılın son çeyreğinden XIII. Yüzyılın ortasına kadar Mısır, Suriye, Filistin, Ürdün, Lübnan, el-Cezire’nin önemli bir bölümü ve Yemen’de hüküm süren büyük bir devlettir. Frenklerin İslâm dünyasını tehdit ettiği bir dönemde kurulan Eyyûbî Devletinin hâkimiyeti altında bulunan bölgeler Üçüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci haçlı seferlerinin ilk hedefi olmuştur. İslâm tarihinin nispeten kısa fakat önemli bir dönemini kapsayan Eyyûbîler devri, yoğun siyasi ve askeri faaliyetlerin yaşandığı bir dönem olmasının yanında İslâm medeniyeti ve kültür hayatı bakımından da canlı bir dönemi teşkil etmektedir. Ne var ki İslâm ve Batı dünyasıda Eyyûbî tarihi ile ilgili çalışmalar, güçlü şahsiyeti ve Haçlılara karşı verdiği destansı mücadele ile hafızalara kazınan Sultan SalâhaddÎn ve dönemi üzerinde yoğunlaşmış, Salâhaddin’den sonraki dönemler ihmal edilmiştir. İşte, Eyyûbî tarihinin önemli bir dönemine tekâbül eden el Melikü’s – Salih Necmeddin Eyyûb döneminin ele alındığı bu eser, bu alandaki boşluğu doldurmaya katkı sunmayı amaçlamaktadır.


    Eyyûbî tarihiyle ilgili geniş bir litaretür taramasından sonra hazırlanan bu eserde el- Melikü’s- Salih döneminin siyasi tarihi ayrıntılı ele alındıktan sonra Salâhaddin’in vefatından el Melikü’- Salih’in tahta geçmesine kadar geçen 47 yıllık süre zarfındaki kurumsal yapı ele alınmıştır. Es-Sâlih dönemindeki sosyal ve kültürel hayatı da irdeleyen bu çalışmayla dönemin sosyal yapısı, ilmi hayatı ve imar faâliyetleri değerlendirilmiştir.

  • Hanım Sahâbîler – İbn Sâ’d

    50.00  33.00 

    Yayınevi olarak 2014 yılında İbn Sa’d’ın Kitâbü’t-Tabakâti’l-Kebîr’ini, Prof. Dr. Adnan Demircan Hocamız’ın editörlüğünde alanın uzmanı 15 hocamızın oluşturduğu bir heyet tarafından yapılan notlandırılmış çevirisini -son cildi dizin olmak üzere- 11 cilt olarak yayınlamaya muvaffak olmuştuk. Aradan geçen zaman içerisinde okuyucularımızdan gelen talep üzerine söz konusu Tabakât’ın ilk iki cildini bu yılın başında “İbn Sa’d, Siyer” adıyla müstakil bir baskı olarak neşrettik. Söz konusu müstakil cildin siyer okuyucuları nezdindeki olumlu karşılığı, diğer ciltlerin de özgün bir derleme ile ayrı basımlarının yapılmasının gerekliliğini gündeme getirdi. Şuan elinizdeki bu çalışma, böyle bir talebin sonucunda oluşturulmuş bir eserdir.


    “Hanim Sahâbîler” başlığında bir cilt olarak tasarlanan eser, Tabakât’ın son cildi olan 10 cildi oluşturan “Hanımlar” kısmından oluşmaktadır. Toplamda 628 hanım şahsiyetin biyografisinden oluşmaktadır. Bunların 534’ü sahâbî, kalan 94 kişi de hadis rivayetinde öne çıkan tabiîn hanımlardan oluşmaktadır.


    Asr-ı Saâdet dünyasını hanım ve aile penceresinden daha yakından tanımak için kaçırılmayacak birincil kaynaklardan olan eser, aynı zamanda günümüzdeki bazı tartışma ve farklı yaklaşımlara da ufuk açıcı bir etki ve katkı sağlayacaktır

  • Hz. Peygamber’in son peygamber olarak insanlığa İslâm’ı tebliğ etmesi ve müslümanlar için örnek bir kul olması, O’nun hayatını önemli hale getirmiş ve tarih boyunca çeşitli çalışmalarla yaşamı her yönüyle mercek altına alınmıştır. Çünkü Allah, ilâhî mesajlarında genelde insanlığa özelde de müslümanlara insanî değerleri öğretirken ve hatırlatırken, gönderdiği son Peygamber’i işaret ederek müslümanların O’nun gibi yaşamasını ve O’nu örnek almasını salık vermiştir. Allah Teâlâ’nın İlâhî mesajda Hz. Peygamber’in örnekliğine değinmesi, Rasûlullah’ı her yönüyle tanıma gereksinimini de beraberinde getirmiştir. Fakirlik çeken bir kimse Hz. Peygamber’e bakınca O’nun yokluk içindeyken hayata tutunup durumundan şikâyetçi olmaması halini ve hiç de iyi olmayan ekonomik durumunu, başarılı bir şekilde düzelttiğini göreceği gibi zengin olan bir kimse de dikkatini Hz. Peygamber’e çevirince O’nun varlıklı iken malını nerede ve nasıl harcadığına şahit olacaktır…
  • İmâm-ı Gazâlî’nin mühteşem eseri, İhyâu Ulûmi’d-Dîn iki yıllık bir çalışmanın neticesinde yeniden yayına hazırlandı.


    •  Uzun başlıklar sadeleştirildi.
    •  Kelimeler günümüz diline uyarlandı.
    •  Arapça metinler gözden geçirildi.
    •  Kaynaklar tespit edilmeye çalışıldı.
    •  Gözü yormayan ayvori kağıt kullanıldı.


    İmam Gazâlî, İhyâ’da, bir Müslüman’ın mutlaka bilmesi gereken hususları; “ibadetler”, “âdetler”, “helak ediciler” ve “kurtarıcılar” ana başlıkları altında toplayarak derinlemesine incelemiştir. Gazâlî, ele aldığı konuları kuru bilgi yığını şeklinde anlatmamış, ilmin irfân ile meczedilmesi lüzumuna her vesileyle işaret etmiştir. O, namazı ve orucu, zekâtı ve haccı anlatırken esrârına işaret etmiş; alış-veriş, evlilik ve yolculuk gibi insânî muâmelelerin âdâbına riâyeti fevkalâde önemsemiştir.


    1. Cilt: İlim – Akâid – Tahâret – Namaz
    2. Cilt: Namaz-Zekat – Oruç – Hac – Kur’an Okuma – Zikir ve Dua
    3. Cilt: Yemek Yeme – Nikâh – Kazanç – Helal-Haram – Dostluk Âdâbı
    4. Cilt: Kardeşlik – Uzlet – Sefer – Semâ ve Vecd – Mârufu Emir, Münkeri Nehy – Peygamber Ahlakı
    5. Cilt: Kalbin Hâlleri – Nefsi Terbiye – Şehveti Kırma – Lîsânın Âfetleri – Gazab ve Hasedin Zemmi
    6. Cilt: Dünyayı Zemmetmek – Mal Sevgisinin Zemmi – Riyânın Zemmi – Kibir ve Ucub – Gururun Zemmi
    7. Cilt: Tövbe – Sabır ve Şükür – Fakr ve Zühd – Tevhid ve Tevekkül
    8. Cilt: Muhabbet ve Rıza – İhlas – Murâkabe – Muhasebe – Tefekkür – Ölüm ve Sonrası


    Erkam Yayınları | İvory Kağıt | İstanbul 2019 | 1. Baskı | 8 Cilt

  • İnsanoğlu var edildiği günden beri Allah’ın birleştirilmesini emrettiği bağları korumak ile mükelleftir.Bu bağlar insanın diğer varlıklarla ve kendisi ile kurması gereken bağlardır ve dört ana başlık altında incelenmelidir:

    -İnsanın kendi nefsi ile ilişkisi

    -İnsanın Allah ile olan ilişkisi

    -İnsanın eşya (evren) ile ilişkisi

    -İnsanın insan ile olan ilişkisi


    Tabi bu ilişkileri düzenleyecek genel kaynaklar ya doğrudan ilahi olamalı, ya da ilahi otoriteden yetki alan peygamberler olmalıdır.


    İşte bu kitapta hem bu ilişkileri hem de bu ilişkilerinin temel referanslarını okuyacaksınız.Özellikle ‘İnsani ilişkilerde on altın kural ‘ ile ‘ Kur’an’da Diyalog’ bölümleri ile bu konuda size rehber olacak numuneleri bulacaksınız

  • Kainattaki tüm isimlerin sebebi, ilk secde, ilk hata, ilk tevbe sahibi Hazreti Adem…


    İnsanlık tarihinde ilk defa dikiş diken, hikmetli nasihatleri olan, çok ibadet eden kalemle ilk yazı yazan, yıldızlar ve hesap ilmini bilen Hazreti İdris…


    İlk gemiyi inşa eden, insanlığın ikinci babası Hazreti Nuh…


    Kayalardan yapılmış evlerde oturan ancak inkardan vazgeçmeyen kavmi, duası ile alt üst ettiren Hazreti Hud…


    Birçok peygamberin atası, ömrü boyunca evlat hasreti çeken Hazreti Yakub…


    İnsanların en güzeli, rüya tabircisi, önce zindanı yaşayıp sonra sultan olan, iffet timsali Hazreti Yusuf…


    Hikmetli sözleri ile kendisine “Hatibü’l Enbiya” denilen Hazreti Şuayp…


    Mal ve servete köle olup ilahlık taslayan Firavunun sarayında büyüyüp onu mucize asası ile alt eden Hazreti Musa…


    Hazreti Musa’nın can yoldaşı ve kardeşi Hazreti Harun…


    Zikri ile dağların ve kuşların emrinde olduğu, demire şekil veren, en güzel sesli, bir gün oruç tutan bir gün tutmayan Hazreti Davud…


    Hastalığa, yokluğa karşı sabrın en büyük timsali Hazreti Eyyub….


    Tevbe, istiğfar ve zikir ile imtihanları aşan, Zünnun, Hazreti Yunus….

    Babasız dünyaya gelen ve semaya ref edilen Hazreti İsa…


    Ve tüm peygamberlerin kendi nurundan yaratıldığı, âlemlerin varoluş amacı, son peygamber Hazreti Muhammed Sallalahu aleyhi ve sellem….

  • Hayatın içinde, yaşanan din için kılavuz niteliğinde bir eser.

    Hanifi Akın, açıklamaları ve yorumlarıyla Müslüman olmanın çizgilerini sahih kaynaklar eşliğinde anlatıyor.

  • Ebu Hureyre (r.a.) Allah Resulü’nin (s.a.v.) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir. “Mü’minin mü’min üzerinde altı hakkı vardır:

    1- Hasta olduğunda onu ziyaret eder,

    2- Öldüğünde cenazesinde bulunur,

    3- Davet ettiğinde , davetine icabet eder,

    4- Karşlaştığında ona selam verir,

    5- Aksırdığında ona ‘Yerhamükellah!’ der,

    6- Uzakta da olsa yakında da olsa ona nasihat eder”

    | Tirmizi, 2737; Nesai, Cenaiz 52/3

  • “Kardeşlerim! Size Hint kıtasının bir sesi olarak sesleniyorum. Filistin’in işgal edilmesi üzerine bütün Müslümanların olağanüstü bir hayat yaşamaları ve sürekli hazırlıklı olmaları gerekirdi. Yüce Allah’ın onlara helal kıldığı zevkleri bile kendilerine yasaklamaları gerekirdi. Zafer kazanan başarılı ordular tarihte hep böyle yaptı. Hindistan’da üç buçuk asır hüküm süren Moğol devletinin kurucusu Babür beraberinde yirmi bin savaşçı bulunarak meydana çıktı. Düşmanı Rana Sanga içinde iki yüz bin savaşçının bulunduğu büyük bir orduyu komuta ediyordu. Ne yaptığını biliyor musunuz? Babür, şaraba düşkün biriydi. İçmeden duramıyordu.Tarihte onun şaraba düşkün olduğu bilinir. Çarpışma alanında biranda durdu ve Allah’a tevbe etti.”Ey Allah’ım! Ben kendime şarabı yasaklıyorum ve artık onu kendime yaklaştırmayacağım” dedi. Haramlardan ve çirkin işlerden uzaklaştı. Sonra savaşa daldı, hedefine odaklandı ve kendini meşgul eden bütün engellerden kurtularak düşmanla çarpıştı. Böylelikle büyük bir zafer kazandı. Mimari ve sosyal eserleri hâlen kalıcı bir şekilde ayakta duran bu büyük devleti kurmayı başardı. İşte işi ciddiye alan şahıslar, milletler ve ordular ciddi iş yapar ve netice alırlar.

  • Dr. Vehbi KARAKAŞ’a ait olan Namaza Nasıl Başlanır? adlı bu kitapta, çok orijinal tesbitlerle karşılaşacaksınız. Bu kitap, Allah’ın izniyle namaz kılmayanı namaza başlatacak, namaz kılanın da güzelliklerine farklı ve güzel şeyler katacaktır. Kitabın içindekilerden bazı başlıklar şunlardır:

    Fatiha Da Namaz Gibi İlahî Bir Projenin Parçasıdır

    Mabedde Eğlence Olmaz

    Namaz ve Nişan Yüzüğü

    Namaz ve Maya

    Çamura Düşmüş Altın

    İyiliğe İsyan Edilir mi?

    Bin Dolar Bir Kilo Domatese Verilir mi?

    Kul Mezara Konulunca

    Namazsız İnsan ve Huşûsuz Namaz

    Namaz, Allah Teâla’nın Feyziyle Şarj Olma Anı

    Çok İyiyim De Bir Kötülüğüm Var: Namaz Kılmıyorum

    Tatil Kampının Müdürü

    Devamlı Namaz… Neden?

    Ana Diliyle İbadet, Kur’an Mealiyle Namaz Caiz mi?

    Hacet Namazı Nedir ve Nasıl Kılınır?

    Teheccüd Namazı

  • Eserin Tam İsmi: 101 Cevapla Kur’an Nedir? Vahyi Hayata Taşımak


    Bunun için inanan insanın temel derdi, “Vahyi Hayata Taşımak” olmalıdır. Tüm çabası, gayreti bu yolda olmalı, hayatının hiç bir karesini böyle bir idealden mahrum bırakmamalıdır. Vahiy, hayatının her alanına hakim olmalı, onunla yaşamalı ve onunla can vermelidir. Vahyin hayat kitabı olması için insanın önce bu kitabı tanıması gerekir. Taşımak için tanışmak lazım, insanın ilahî kitap ile tanışması, hemhal olması, karşısına oturup önce kendini tanıtması, sonra da onun kendisini tanıtmasını istemesidir.


    Böyle bir İstek bizi “Kur’an nedir?” sorusuna yöneltecektir. Bana hayat kitabı olması gereken bu yüce ve ilahî kitap nedir? Ne olduğunu bilmediğiniz, ne olduğunu merak etmediğiniz bir kitabı nasıl hayata taşıyabilirsiniz ki?


     

    Siyer Yayınları | Karton Kapak | İstanbul, 2016 | 13. Baskı | 432 Sayfa

  • Ramazan’ın son on gününde minârelere, “Elvedâ Ey Şehr-i Ramazan!” mahyâsı asıldığında ya da yanık sesli hafızların, “Elvedâ Ey Şehr-i Ğufrân” ilahileri duyulduğunda her yaştan insanı bir ağlama hâli tutar; ihtiyar ağlar, kadın ağlar, çocuk ağlar, köy ağlar, şehir ağlardı. Hafızların mukâbelelerinin, vâizlerin söz ve üsluplarının konuşulduğu iftar sofralarında, buruk bir sesle, “Bugün de gitti…” derdi âile büyüğü. Son iftarda gözler dolar; herkes, “Seneye yâ nasip…” der; fakat kimse “Bu yıl da Ramazan bitti.” diyemezdi. Zordu, “Ulu Hocamız Ramazan-ı Şerîf gitti…” diyebilmek. Son teravihte câmiler, içinden cenaze çıkan evler gibi hüzne bürünürdü. Ramazan’a “elvedâ” demek kutlu bir insanı Âhiret’e uğurlamak kadar acı gelirdi yüreklere… Tahammülü de, telaffuzu da zordu… Vâiz, Ramazan’la câmiye gelen berekete; çocuk, sokakta her gördüğünde şeker veren ihtiyar amcanın merhametine; sütçü, selamsız geçmeyen mahalle halkının nezaketine; kadın, çorbadaki tuzu mevzu etmeyen beyinin zerâfetine ağlardı. “Elvedâ” ile başlayan cümleler mahyâcının elinde, okuyanların ise boğazında düğümlenirdi.


    Hüküm Kitap | Karton Kapak | İstanbul, 2019 | 3. Baskı | 176 Sayfa

  • Eserin Tam İsmi: Büyük Şafii İlmihali (Hediyetu’l Habib)


    Haramın ve helalin birbirine girdiği bir çağda yaşıyoruz.
    Çok dikkat ve özen gösterilecek bir zamandayız.
    Lehimize veya aleyhimize olabilecek dini vecibelerimizin farkında mıyız?

    Öğrenmek isteyenler için Büyük Şafii İlmihali
    (Hediyetu’l Habib)


    Görsel Temsilîdir. 


     

    Dua Yayıncılık | Cildli | İstanbul, 2016 | 2. Baskı | 687 Sayfa

  • Eserin Tam İsmi: Canım Kurban Olsun Senin Yoluna


    Prof. Dr. Mehmet Yaşar Kandemir’den Peygamber Efendimiz (sav)’in hayatına ait duygu yüklü tablolar. Peygamber Efendimiz’le bir saat görüşmek için neler verirdiniz, hiç düşündünüz mü? Pek çok insan gibi düşünmek en az yaptığınız şey olmasın hayatta… Düşünün ki Rabbimiz, diye iltifat buyurduğu en sevgili kulunu rehberimiz kıldı. İmtihan dünyasında başarılı olmanın sırrı; hayatımızı onun yaşantısına benzetebilmekte saklı kılındı. Ve yoluna kurban olmayı dileyecek kadar onu sevmek, samimiyetimizi test edecek temel kriter oldu. Düşünün ki, Canım Kurban Olsun Senin Yoluna adıyla bir kitapta, Prof. Yaşar Kandemir’in muhabbet yazıları vardır. Sizi Muhammed Mustafa’yı sevmeye, severek yoluna tabi olmaya teşvik ediyor. Bu kitapla düşlediğiniz altın saati yakalayabilirseniz; dünyada bundan büyük saadet olabilir mi?


    Tahlil Yayınları | Karton Kapak | İstanbul, 2019 | 3. Baskı | 264 Sayfa

  • Siyer yayınlarından önemli bir eser. Muhammed Emin YILDIRIM hocamızın EFENDİMİZİ SAHABE GİBİ SEVMEK eseriyle sizlerle buluşmanın sevincini yaşıyoruz.
    Kitap dört bölümden oluşuyor:
    1. Bölüm: Efendimizi neden ve nasıl sevmeliyiz?
    2. Bölüm: Efendimizi Sahabe gibi sevmek
    3. Bölüm: Efendimiz Sahabeyi nasıl sevdi?
    4. Bölüm: efendimiz ümmetini nasıl sevdi?
    Hz. Peygamberin kendisi için nasıl bir değerde olduğunu çok iyi bilen bir Müslüman, Onu sevmek için büyük bir gayret ortaya koyar ve sevgi iddiasını ispatlayacak işler yapmanın ızdırabını çeker. Böyle bir Müslüman için en büyük ideal, görmeden sevdiği, âşık olduğu ve sevdası ile yandığı peygamberini birgün görebilmek ve Onun bizzat kendisine: Ya Resulullah! Seni çok seviyorum diyebilmektir.
    Diyen yazarımız gerçek sevgi sahibinin sevgisini isbat etmesi gerektiğini vurguluyor.
    Sevgi kurtuluştur, seven kurtulur, gerçek sevgi kurtarır. Kurtulma derdi olanlar gerçek sevgi ile kurtulur.
    İşte bu eserde gerçek sevgi nasıl olur, nasıl elde edilir onu öğreneceksiniz.
    Efendimize ümmet şerefine nail olan bizler bu şerefin göstergesi olarak neden efendimizi sevmeliyiz?
    Efendimizin mübarek ellerinde yetişen, göğün yıldızları olan Sahabi efendilerimiz Efendimizi nasıl sevdi?
    Efendimiz onlara sevgiyi, sevmeyi öğretmek adına sahabelerini nasıl sevdi? Yine Efendimiz ümmetine sevgiyi ve sevmeyi öğretmek adına ümmetini nasıl sevdi?
    Bu ve buna benzer bir çok konuyu Asr-ı Saadetten güzel tabloları Muhammed Emin YILDIRIM hocanın güzel üslubuyla okuma fırsatını yakalayacaksınız.


    Siyer Yayınları | Karton Kapak | İstanbul, 2011 | 15. Baskı | 198 Sayfa

Updating…
  • Sepetinizde ürün bulunmuyor.