• Bu Kitap İslam Akaidi alanında hem muhteva hemde hacimce bir ilki oluşturmaktadır. Bir müslümanın inanç esaslarını en detaylı bir şekilde ele alan kitap, kütüphanelerde bulunması gereken bir başucu kitabı.


    Müellifin ön sözde ifade ettiği şu satırlar kitabın neden yazıldığını ve hangi ihtiyaca cevap verdiğini en güzel şekilde anlatmaktadır:
    ”Bir Müslüman, önce dinini, inancını, sonra mümin olarak yapacağı vazifeleri, uzak duracağı hususları öğrenmeli ve buna göre hayatına çeki düzen vermelidir.
    Her seviyede insanın muhtaç olduğu inançla ilgili bilgilerin derli toplu yer aldığı bir kitabın yazılmasına ihtiyaç olduğu kanâatindeyim. Bu eserimde, herkesin faydalanabileceği inanç esaslarıyla ilgili bilgileri toplamaya çalıştım. Konuları ele alırken, o konudaki âyetlerin bir kısmının metin ve tercümeleriyle yer almasına ehemmiyet verdim. Bazı konularda çok sayıda âyet bulunduğu için, bunlardan bir kaçını zikretmekle yetindim. Konu hakkındaki hadis-i şeriflerden bulabildiklerimi sadece tercümeleriyle zikretmeyi uygun gördüm. Bazılarının metnini de verdim.
    Bu bir “Kelâm” kitabı değildir. Çünkü Kelâm kitaplarında konular ele alınırken çoğunlukla çeşitli mezheplerin görüşlerine de yer verilir. Mezheplerin görüşleri, ileri sürdükleri delilleriyle birlikte değerlendirilir. Böylece bir mukâyese yapma imkânı olur. Ben ise sadece “Ehl-i Sünnet”in görüşlerine yer verdim. Diğer mezheplerin görüşlerine çok az temas ettim. Bu bakımdan, bu eserin, bir “Ehl-i Sünnet Akâidi” olduğu söylenebilir.
    İnanç esaslarıyla ilgili bilgiler Kur’ân-ı Kerîm’de çok açık bir şekilde yer almaktadır. Bazı konularda o konu ile ilgili bir kaç âyeti sıralamakla yetindim. Çünkü âyetlerde zikredilen konular, herkesin net anlayacağı şekilde açıktır. Bazan da âyetin delâlet ettiği mânâya kısaca işaret etmekle yetindim.
    Ehl-i Sünnet’in inançla ilgili görüşlerini, âyet ve hadisler ışığında yansıtan bu kitabın, dînî bilgisi ve öğrenim seviyesi ne olursa olsun, herkese faydalı olacağı inancını taşıyorum.

    Quick View
  • Eserin Tam İsmi: İslam İnancına Dair 5 Temel Eser ”Kelime Manalı” Akaid Risaleleri  

     

    Akaid, İslam inancının temel taşıdır. Bunun sağlam bir zemine oturtulması ise büyük önem arzetmektedir. Her müslümanın, inanıcını sağlama almak, şüphelerden ve ehl-i sünnet inancını temsil etmeyen fikirlerden arındırmak onun ilk görevleri arasında yer almaktadır. Bu sebeple İslam alimleri, ehl-i sünnet ve’l-cemaat akaidini anlatan eserleri, hicri ilk asırlardan beri kaleme almaya başlamışlardır.
    Elinizdeki bu eserler, ehl-i sünnet ve’l-cemaat akadini anlatan en temel, klasik ve kaynak eserlerdendir. İslam dünyasında, Endülüs’ten Batı Asya’ya kadar bütün medreselerde ders kitabı olarak okutulmuş ve her birinin üzerine onlarca şerh ve haşiye yazılmıştır. Kaynağını Kur’an ve Sünnet-i seniyyeden alan bu akaid eserleri, kuşaklar boyu elden ele ve nesilden nesile aktarılmak suretiyle günümüze kadar ulaşmıştır.

     

     

    Görsel Temsilîdir. 

     

     

     

     

    Muallim Neşriyat | Ciltli | İstanbul, 2017 | 1. Baskı | 544 Sayfa

    Quick View
  • Eserin Orjinal İsmi: Sana Din’den Sorarlar II


    Fıkh’ı, “Müslümanların önünü açmakla görevli bir mekanizma” olarak görme eğiliminin giderek ısrara dönüşmekte olduğu bir ortamda, “ahiretimiz için neyin zararlı olduğu” değil, “dünyamız için neyin faydalı olduğu” sorusu ve endişesi ön plandadır. Seküler dünyanın talepleri, dayatmaları, kuşatmaları karşısında -“direnmek” şöyle dursun-, “uyum sağlama”yı hayat ilkesi edinmiş Müslümanların, Fıkh’a “durumu meşrûlaştırıcı” bir misyon yüklemesi kaçınılmaz olmaktadır.

     

    Fıkıh’la ilişkimizdeki tâyin edici faktör, dünya merkezli/seküler tercihlerimiz olunca Fıkıh da dünyayı ahirete yönelik olarak tanzim etmenin vahiy merkezli zemini olmaktan çıkıp, dünyayı dünya için tanzim eden “hukuk”a dönüşmektedir. Üstelik de pek çok boyutu tırpalanmış olarak.

     

    Elinizdeki kitap, esas itibariyle bu kırılmanın İslâmî ilimlerin hemen tamamına taalluk eden tezâhürlerini mercek altına almaktadır. Sorulan sorular, hükmü merak edilen fer’î-fıkhî meselelerle sınırlı olmayıp, bütünüyle din telakkimizi ilgilendiren alanları ihâta etmektedir. Akaid/Kelâm başta olmak üzere bütün İslâmî ilimlerle ve Kur’ân-Sünnet başta olmak üzere edille-i şer‘iyyenin hemen tamamıyla ilgili soru ve cevapları ihtivâ eden bir kitabın özet/muhtasar olması mümkün değildi. Bu sebeple sorulara “el-Cevap: Caizdir/değildir” demekle yetinilmemiş, kimi zaman soruların arka planına da inilerek detaylı cevaplar verilmeye çalışılmıştır.


    Görsel temsilîdir. 


    Cilt Kapak | İstanbul, 2020| 5. Baskı | 533 Sayfa

    Quick View
  • Eserin Tam İsmi: Akaid Risalesi


    21. asra girdiğimiz bu günlerde bir taraftan oryantalistler, bir taraftan İslam ülkelerindeki akademisyenler bin yıllık konuları yeni bir mevzu bulmuş gibi gündeme getirmekte, bu durum kafa karışıklığını artırdığı gibi dini ilimlere karşı bir lakaytlığın oluşmasına ve din konusunda herkesin konuştuğu boş bir alan oluşmasına neden olmaktadır.

    Bu sancılı günlerimizde hocamızın akaid ile ilgili tutmuş olduğu bu ders notlarını sevenlerine sunmaktan bahtiyarlık duymaktayız. Bu eserin en önemli özelliği selefi akaid anlayışını ehli sünnetin Eşari ve Maturudi anlayışına göre yeniden yorumlamasıdır. Böyle bir çalışma yapmasının temel amacı hocamızın her zaman özlemini duyduğu Müslümanlar arasındaki vahdeti gerçekleştirme arzusudur. Bu eserle üç önemli akaid ekolünün konuları ele alırken, aslında birbirinden fazla uzak olmadığını anlatmaya çalışmıştır. Bir anlamda Taftazani’nin Şerhul Akaid ile Eşari ve Maturudi akaidini uzlaştırma çalışmasının modern versiyonu diyebiliriz. Bu sayede Selef ve Halef anlayışını mecz etmeye ve yakınlaştırmaya çalışmıştır. Çalışma bu perspektifle okunduğunda özgün bir çalışma olduğu görülecektir.
    Hocamızın diğer eserleri de peyderpey Türkçe’ye çevrilerek okuyucularımıza sunulacaktır.


    Görsel Temsilîdir. 


    Mevsimler Kitap | Karton Kapak | İstanbul, 2016 | 1. Baskı | 176 Sayfa

    Quick View
  • Eserin Tam İsmi: Birgivi Vasiyetnamesi Kadızade Şerhi


    İmam-ı Birgivi Hazretlerinin en tanınmış ve en çok okunan eseri olan bu vasiyetname bir nevi ilmihal niteliği taşıyor.

    Bu eserin müellifi Muhammed Birgivi Hazretleri, Anadolu’muzda yetişmiş ve “imam” ünvanıyla şereflenmiş büyük bir din alimi idi.
    “Vasiyetname” adıyla kaleme aldığı kitap asırlar boyunca, saraydaki padişahtan, kırdaki çobana kadar milyonlarca müslümana temel din ve ahlak bilgilerini vermiş klasik bir eserdir.


    Görsel Temsilîdir. 


     

    Bedir Yayınları | Karton Kapak | İstanbul, 2009 | 2. Baskı | 312 Sayfa

    Quick View
  • Eserin Tam İsmi: Ehl-i Sünnet Akidesi


    Eser; İsminden de anlaşılacağı gibi Ehl-i Sünnet’in tanımını, ilmi usulünü, temel esaslarını, İslam tarihindeki seyrini, önemli şahsiyetleri ve görüşlerini ele alarak konuyu detaylarıyla işliyor.
    Temel İslami kaynaklardan yararlanılarak hazırlanan eser, Ehl-i Sünnet adına yapılan yanlışlıkları ve Ehl-i Sünnet’e yöneltilen ilmi dayanaktan yoksun iddia ve ithamları gidermeye çalışıyor.
    Müellifin medrese kökenli olması, Ehl-i Sünnet’e ilişkin tartışmaları yakından takip etmesi ve günümüz problemlerine yaklaşması açısından, eser canlı ve taze bir özellik kazanıyor.
    Ehl-i Sünnet adına sahte temsilcilerin türediği günümüzde, bu eserin gerçek Ehl-i Sünnet çizgisine hizmet edeceği kanaatindeyiz. Keza Ehli Sünnet’in ne olduğunu bilmeden yapılan tartışmalar ve yer yer haksız suçlamalara girişilen ortamlarda Ehl-i Sünnet gerçekliğini yeniden gözler önüne sermesi ile eserin önemli bir boşluğu dolduracağı da açıktır.


    Görsel Temsilîdir. 


     

    Kayıhan Yayınları | Cildli | İstanbul, 2009 | 1. Baskı | 448 Sayfa

    Quick View
  • Eserin Tam İsmi: Ehl-i Sünnet İ’tikadı (Roman boy)


    Bir mü’min için akaid bilgileri konusunda en önemli husus “tashih-i itikat” meselesidir, yani kişinin inanca ait bilgilerinin tam ve doğru olmasıdır.
    Ahmed Ziyâüddin Hazretleri hem Şeriat, hem Tarikat, hem de Hakikat ilimlerine vakıf büyük rehberlerimizdendir.


    Görsel Temsilîdir. 


     

     

    Bedir Yayınları | Karton Kapak | İstanbul, 1996 | 7. Baskı | 304 Sayfa

    Quick View
  • Eserin Tam İsmi: Ehl-i Sünnet İ’tikadı (Cildli)


    Bu eser dünyada ve ahirette selamet bulmak, ebedi saadete kavuşmak, Hakk’ın (c.c.) ve Resulünün (s.a.v.) rızalarını kazanmak, “Fırka-i Naciye” denilen ehl-i sünnet mezhebi içindeki bahtiyarlar zümresine katılabilmek için bilinmesi gerekli i’tikad, elfaz-ı küfr, tashih-i a’mal ve benzeri mevzularla alakalı hükümleri ve incelikleri öğreten ve her Müslümana son derece lüzumlu ve faideli olan temel bir din kitabıdır.


    Görsel Temsilîdir. 


     

    Bedir Yayınları | Cildli | İstanbul, 2017 | 6. Baskı | 240 Sayfa

    Quick View
  • Eserin Tam İsmi: Ehli Sünnet Akaidi


    Fakihler, daha çok fıkhi alanda derinleşme göstererek ve sadece bu ilimle uğraştıklarından, İlm-i Kelamın biraz olsun dışında kalmışlardır.
    İşte tam da bu sırada Akaid-Kelam konusunda İslam dünyasının çok rağbet ettiği İmam Ebu’l-Yusr Muhammed Pezdevi, sapık ve bid’at ehlinin aykırı görüşlerinden yola çıkarak, elinizdeki bu mükemmel eserini te’lif etmiştir.
    Kayıhan Yayınları olarak, bu eseri hazırlarken “Ehl-i Sünnet ve’l-Cemaat” inançlarının saflığını ve sadeliğini, bu ekole mensup bir imam olan Pezdevî’nin kaleminden okuyuculamıza aktarmaya çalıştık. İmam Pezdevî’nin üzerinde durduğu benzer durumlar bugün de çevremizde fazlasıyla mevcut olduğunu hiç bir zaman hatırımızdan çıkarmadık. Bu sebeple Ehl-i Sünnet Akâidi zengin içeriğiyle büyük önem arz ediyor.
    Böyle eşsiz bir kıymeti haiz olan, kendi sahasında büyük bir boşluğu dolduran ve orijinal haliyle, gözden geçirilmiş son baskısında ayet ve hadislerin tahric ve tahkikleri de yapılarak, herkesin istifadesine sunulan bu eserden ilimle uğraşan birçok insanımızın istifâde etmesini temenni ediyoruz…


    Görsel Temsilîdir. 


     

    Kayıhan Yayınları | Karton Kapak | İstanbul, 2017 | 6. Baskı | 418 Sayfa

    Quick View
  • İtikadnâme – Abdurrahman Cami

    12.00  9.50 

     

    Islâm dininin temel inanç esaslarını öğrenmek her Müslüman için farzdır. Zira inanç esaslarını doğru anlamamış bir Müslümanın dinî yükümlülükleri hakkıyla yerine getirmesi düşünülemez. Ne var ki bu meseleleri herkesin anlayabileceği şekilde sunma çabası oldukça önemlidir.

    Tarihte, farklı coğrafyalarda yaşayan pek çok İslâm âlimi, bu çabayla telif ettikleri itikadnâmeleri halkın istifadesine sunmustur. Ancak bu eserlerden bazıları o kadar öne çıkmıstır ki yeni bir eser yazmak yerine o eseri tercüme etmek yeğ tutulmustur. Osmanlı Türkçesi’nden sadeleştirilen İtikadnâme-i Mevlânâ Câmî de bu eserlerden biridir.

    Klasik İslâm geleneği ile Allah Teâlâ’ya münacaat ile başlayan kitap Peygamber Efendimiz’e naat ve padişaha övgü ile devam eder. Kitabın itikad ile ilgili bölümlerinde ise Allah Teâlâ’nın sıfatları bütün teferruatıyla izah edilmiş, peygamber mucizeleri, Kurân-ı Kerîm, sırat, cennet, cehennem hakkında bilgiler verilerek bu kavramlara nasıl inanılması gerektiği anlatılmış.


    Semerkand Yayıncılık | Karton Kapak | İstanbul, 2014 | 1. Baskı | 192 Sayfa

    Quick View
  • Semerkand Yayınları Sâdât-ı Nakşibendiye Akaidi serisinin dördüncü kitabı Lübb’ü-l Akâid (Akâidin Kalbi) çıktı. Mevlânâ Halid-i Bağdâdî hazretleri’nin oğlu için yazdığı risale, okuyanların çok rahat bir şekilde anlayabileceği sade ve naif bir üslüpla kaleme alınmıştır. Mevlânâ Halid-i Bağdâdî hazretleri kitaba, “Eğer biri İslâm nedir diye sorarsa” diyerek başlamakta ve oğluna nasihat eder gibi devam etmekte, ayrıca bir müslümanın akaidle ilgili bilmesi gereken her şeyi kısa ve öz bir şekilde izah etmektedir.


    Semerkand Yayıncılık | Karton Kapak | İstanbul, 2014 | 1. Baskı | 96 Sayfa

    Quick View
  •  Eserin Tam İsmi: Nüzûl-i İsa (Bir İtirazın Tahlili)

    Nüzul-i İsa (aleyhi’s-selâm) konusunda Sahabe döneminden itibaren Ümmet’in üzerinde ittifak ettiği bir kabul, modern zamanlarda Kur’an ve Sünnet’i “yeni ve farklı” bir okumanın nesnesi kılma faaliyetinin sonucu olarak, yerini “yeni ve farklı” bir değerlendirmeye bırakıyorsa, bunun “ilmî özgürlük”ten daha öte bir anlamı olmalıdır. Bu tarz yaklaşımların, ayrıca ima veya tasrihe ihtiyaç bulunmaksızın- “karşı taraf”ı oluşturan sahabîsi, müfessiri, muhaddisi, kelâm âlimi ve tarihçisiyle bütün bir Ümmet ulemasını itham anlamına geldiği açıktır. Sözün sahibinin yaklaşımına göre bu itham “yanılgı”dan “cehalet”e, “anlayış kıtlığına”, hatta “tahrif”e kadar uzanır.. Tanıtım Bülteninden


    Görsel temsilîdir. 


     

     

     

    Karton Kapak | İstanbul, 2018 | 2. Baskı | 81 Sayfa

    Quick View
  • Eserin Orjinal İsmi: Nazra Âbira 


    Nazra Âbira beş ana başlıktan oluşmakta ve her başlıkta sırasıyla Şeltut’un makaleleri iredelenmektedir.  Tanıtım Bülteninden.


    Görsel temsilîdir. 


    Karton Kapak | İstanbul, 2012 | 2. Baskı | 134 Sayfa

    Quick View
  • Haber-i vâhid türündeki menkûlât, özellikle Peygamber’imizin hadisleri, İslâm Dini’nde kuvvetli bir delil ve bir bilgi kaynağıdır.
    Hicrî ilk üç asırdan günümüze kadar gelmiş değişik örneklerine sahip olduğumuz, “haber-i vâhidlerle amelin vücûbu” na en kuvvetli delil, adı geçen haberler lehindeki sahâbe ve tâbiûn icmâ’larıdır. İhtiyat tedbiri olarak bazan ikinci bir şahsın şâhitliğini isteyen bu nevi tatbikat örneklerinde, haber sahipleri hep tek kişidir. Haber-i vâhid tabirinin ilk zamanlardaki tariflerine uygun olan bu örneklerin bir kısmında, zikri geçen ikinci ve üçüncü şahısların olaya şâhitlikleri o haberi, yine vâhidin haberi olmaktan kurtaramamaktadır. Çünkü sonradan yayılan telakkiye göre haber-i vâhid: “Tevâtür yoluyla gelen haberlerin dışında kalan haberler” olarak tanımlanmaktadır. Bu görüşe göre Hazret-i Peygamber’in hadislerinden pek çoğu bu vasıftaki haberlerdir. Nitekim pek çok âlim, sünnetin ve hadislerin çoğunluğunu, âhâdın haberleri teşkil ettiğini açıkça belirtmişlerdir.
    Cumhur tarafından İslâm teşriinde delil olarak kabul edilip kullanılan haber-i vâhidler için şüphesiz itiraz edenler de olmuştur. Fakat bu muhâlefetlerin hepsi diyebileceğimiz çoğunluğu, mesnetsiz ve tenakuzlu görülmektedir. Çünkü, tatbikatta bu haberleri beğenmeyen itirazcıların, bizzat haber-i vâhidlere sarıldıkları, onları delil olarak kullandıkları tespit olunmuştur.
    Bu çalışmamız, İslâm ilim hayatına hiç olmazsa, dağınık malzemenin bir araya toplanması, bazı kapalı noktaların açıklığa kavuşması, birtakım kapalı terminolojiye bağlı yanlışların halli, gerekli bir kaç yerde kanaat serdi gibi mütevâzı hizmetleri yapabilirse mutlu olacağız.


    Ensar Neşriyat | Karton Kapak | İstanbul, 2014 | 1. Baskı | 272 Sayfa

    Quick View
  • Eserin Orjinal İsmi: Sana Din’den Sorarlar I


    Fıkh’ı, “müslümanların önünü açmakla görevli bir mekanizma” olarak görme eğiliminin giderek ısrara dönüşmekte olduğu bir ortamda, “ahiretimiz için neyin zararlı olduğu” değil, “dünyamız için neyin faydalı olduğu” sorusu ve endişesi ön plandadır. Seküler dünyanın talepleri, dayatmaları, kuşatmaları karşısında –”direnmek” şöyle dursun–, “uyum sağlama”yı hayat ilkesi edinmiş Müslümanların, Fıkh’a “durumu meşrulaştırıcı” bir misyon yüklemesi kaçınılmaz olmaktadır.

    Fıkıh’la ilişkimizdeki tayin edici faktör, dünya merkezli/seküler tercihlerimiz olunca Fıkıh da dünyayı ahirete yönelik olarak tanzim etmenin vahiy merkezli zemini olmaktan çıkıp, dünyayı dünya için tanzim eden “hukuk”a dönüşmektedir. Üstelik de pek çok boyutu tırpanlanmış olarak…

    Elinizdeki kitap, esas itibariyle bu kırılmanın İslamî ilimlerin hemen tamamına taalluk eden tezahürlerini mercek altına almaktadır. Sorulan sorular, hükmü merak edilen fer’î-fıkhî meselelerle sınırlı olmayıp, bütünüyle Din telakkimizi ilgilendiren alanları ihata etmektedir. Akaid/Kelam başta olmak üzere bütün İslamî ilimlerle ve Kur’an-Sünnet başta olmak üzere edille-i şer’iyyenin hemen tamamıyla ilgili soru ve cevapları ihtiva eden bir kitabın özet/muhtasar olması mümkün değildi. Bu sebeple sorulara “el-Cevap: Caizdir/değildir” demekle yetinilmemiş, kimi zaman soruların arka planına da inilerek detaylı cevaplar verilmeye çalışılmıştır.

     


    Görsel temsilîdir. 


     

     

    Cilt Kapak | İstanbul, 2020 | 7. Baskı | 619 Sayfa

    Quick View
  • Eserin Tam İsmi: Şerhü’l Emali Tercümesi


    Siraceddin el-Ûşî’nin bu “EMÂLΔ adlı eseri miladi 1130 tarihlerinden itibaren İslam aleminde, özellikle medrese talebelerinin elinden düşmeyen bir akaid kitabı olmuştur. Bütün temel itikat konularını içine alır. Yüzlerce şerhi içerisinde de en öne çıkanlardan birisi kendimize esas aldığımız Aliyyü’l-Karî’ye ait şerhtir.
    Bu, muhtevası az fakat meyvesi çok leziz olan emsalsiz eseri talebe-i ulum’un istifadesine sunmak üzere Mevla’nın izni ile vesile olduk.
    Bu sahada ehil olanların yapacakları olumlu tenkitleri, eksikliklerin giderilmesinde kazanç olarak göreceğimizi ve bunun için de müteşekkir olacağımızı belirtiriz. İstifade eden¬lerin duasına nail olabilmek en büyük dileğimizdir.
    -Mahmut Şevket USTAOSMANOĞLU-


    Görsel Temsilîdir. 


     

     

    Kitap Kalbi Yayıncılık | Cildli | İstanbul, 2017 | 1. Baskı | 288 Sayfa

    Quick View
  • Eserin Tam İsmi: Şerhül Akaid-i Nesefi Tercümesi, Arapça Metin ve İzahat


    Ehl-i Sünnete göre; Allah-u Teala üzere hiçbir şey vacip değildir. Sevap Mevla’nın ihsanı, Azap ise Adaletinden başkabir şey değildir. Eğer ki Allah-u Teala, İtaat edeni azaplandırıp isyan edeni sevaplandırırsa, bu O’ndan çirkin görülmez. Fakat Allah-u Teala’nın kutsal adaleti bunun hilafına cereyan etmektedir.

    Mu’tezile, Allah-u Teala’nın sıfatlarının zatının aynısı olduğunu, çünkü böyle olmayıp kadimler olarak zat üzere ziyade olmaları durumunda, “Teaddüdül-Gudema” diye tabir edilen “Evveli olmayanları çoğaltma”nın gerekeceğini, bunun ise Tevhid’e münafi olacağını söylemektedir. Ehl-i Sünnet ise bu hususta demektedir ki: Şirk, Vacip olan Kadim zatlar isbat etmektir, Vacib ile kaim olan sıfatlar isbat etmek değildir.


     

    Yasin Yayınevi | Cildli | İstanbul | 533 Sayfa

    Quick View
  • Eserin Tam İsmi: Kelime Manalı Sevadü’l A’zam Tercümesi

    Sevâdü’l-A‘zam, Hakîm es-Semerkandî’nin (v. 342/953) akaide dair eseridir. “Sevâdü’l-a‘zam” terkibi, Hz. Peygamber ve ashabını takip eden Müslüman çoğunluk, anlamına gelmektedir. Dolayısıyla ehl-i sünnet ve’l-cemaat çoğunluğunu ifade etmek için kullanılır. III. (IX.) yüzyılın sonlarına doğru Mâverâünnehir ve Horasan’da bid‘at ve hurafelerin yaygınlaşması üzerine Sâmânî Emîri İsmâil b. Ahmed, Semerkant ve Buhara âlimlerini davet ederek Müslümanları sağlam bir akîde etrafında toplayacak ve Ehl-i sünnet inancını yayarak sapkın anlayışları ortadan kaldıracak bir eser yazmalarını istemiş, âlimler de bu görevi Hakîm es-Semerkandî’nin yerine getirmesini uygun bulmuştur.

    Eserin muhtevası, ilâhiyyât, nübüvvât, sem‘iyyât ve hilâfet bahisleri yanında bazı fıkhî konuları da içermektedir. Hanefî-Mâtürîdî kelâmının başlangıç dönemine ait olan risâlede meseleler âyet ve hadislerle desteklenerek ele alınmış, dinî terimler olabildiğince anlaşılır hale getirilerek sade bir üslûp kullanılmıştır. Mu‘tezile, Şîa, Kerrâmiyye ve Cehmiyye’nin görüşleri sert bir dille eleştirilirken Sünnî gelenekten Hanefî çizgisi benimsenmiştir. Eserde ele alınan konularla Ebû Hanîfe’nin risâleleri arasındaki muhteva benzerliği dikkat çekicidir.


    Görsel Temsilîdir. 


     

     

    Muallim Neşriyat | Cildli | İstanbul, 2017 | 1. Baskı | 320 Sayfa

    Quick View
  • Eserin Tam İsmi: Tevhidin Esasları(Kitâbü’t-Temhîd li Kavâidi’t-Tevhîd)


    Mütercim:Hülya Alper
    İslâm düşüncesinin ihya edilmesi ve modern dünyada özgün anlamına yeniden kavuşabilmesi için öncelikli ve zorunlu şart, onun geçmişte var oluş biçimlerini bilmek ve özümsemektir. İslâm düşünce geleneği içinde Mâtürîdî kelâm ekolünün gelişip yayılmasında önemli bir yeri olan, hatta bu ekolün ikinci kurucusu konumunda bulunan Ebü’l-Muîn en-Nesefî’nin “Kitâbü’t-Temhîd li Kavâidi’t-Tevhîd” adlı eseri de böyle bir çabaya vesile olur ümidiyle dilimize aktarılmıştır.
    Bu eser, Mâtürîdiyye mezhebinin temel inanç esaslarını, aklî ve naklî delillerle birlikte ortaya koyan bir düşünce klasiğidir. Eser içinde “Bilgi edinme yolları nelerdir? İslâm’a göre nasıl bir Allah inancına sahip olmalıyız? Peygamberlik kurumu neden gereklidir? Kadere imanın anlamı nedir?” gibi önemli sorular Mâtürîdî düşünce sisteminden hareketle özlü bir şekilde cevaplanmıştır. Dolayısıyla kitap sadece sahanın uzmanlarına değil bu mezhebi tanımak isteyen tüm okuyuculara tavsiye edilebilir niteliktedir.


    Görsel Temsilîdir. 


     

    İz Yayıncılık | Karton Kapak | İstanbul, 2013 | 2. Baskı | 160 Sayfa

    Quick View
Updating…
  • Sepetinizde ürün bulunmuyor.
X
0