• Zahiri ilimleri tamamladıktan sonra Şah-ı Nakşibend’in (kuddise sırruhu) dergahında manevi terbiyeye giren Yakub-i Çerhi (kuddise sırruhu), mürşidinin işaretiyle Alaeddin Attar’dan (kuddise sırruhu) halifelik alarak irşad yoluna kendisini adayan bir Hak aşığıdır. Ubeydullah Ahrar (kuddise sırruhu) gibi birçok halife yetiştiren Çerhi (kuddise sırruhu) elinizdeki bu kitabı, Nakşibendiyye yolunun güzelliklerini ve faziletlerini anlatmak için kaleme almıştır. Birbirinden latif sözlerle gönülleri okşayan bu eser, satır aralarına serpiştirilen şiirlerle kalpleri cezp etmektedir.


     

    Semerkand Yayıncılık | Karton Kapak | İstanbul, 2013 | 1. Baskı | 107 Sayfa

  • Eserin Tam İsmi: Ruhu’l-Beyan’dan Kıssalar ve Hisseler


    Mütercim: Recep Tutar


    Görsel Temsilîdir. 


     

     

    Muallim Neşriyat | Cildli | İstanbul, 2014 | 1. Baskı | 703 Sayfa

  • Eserin Tam İsmi: Sufilere Armağan – Selef-i Salihinin Ahlakı


    İnsan bu dünyadaki seyrinin en önemlilerinden olan “Ve inneke le alâhulukın azîm” Ve muhakkak ki sen, mutlaka çok büyük bir ahlâk üzeresin. (68/Kalem Sûresi, 4) âyet-i celîlesiyle de tesmiye edilen Peygamberî Ahlâka erme yolculuğunda seyrin ahengini ve istikâmetini elde edebilmek için peygamberler, sıddîkler ve sâlihlerle olmalıdır. Onların güzel hayatları, kelâmları ve yazıları bizlerin bu kutlu yolculuğunda en mühim rehberdir. Bu hayatın rıza-yı ilâhiyye yolundaki seyrinin en güzel uygulamaları onlardan bize miras kalmıştır. İşte, elinizdeki bu eser; İmâm-ı Şa’rânî (k.s.)’nin kaleme aldığı selef-i sâlihînin ahlâkından kesitler şeklinde binler hikmetleri ihtivâ eden bir risale olup, bu yolda olan herkesin kendisine rehber bir eser niteliğindedir.


    Görsel Temsilîdir. 


     

     

    Muallim Neşriyat | Cildli | İstanbul, 2015 | 1. Baskı | 400 Sayfa

  • Eserin Tam İsmi: Tasavvuf ve Ahlak Eğitimi


    “…Fıkhın hükmü geneldir. Çünkü maksadı dinin minaresini yükseltmek ve onu yüceltmektir. Tasavvufun hükmü ise, hastır, özeldir genel değildir. Çünkü o kul ile Rabbi arasında olan bir muameledir. Dolayısıyla fakih kimsenin, sufi kimseye itirazı doğrudur;ancak sufinin fakihe itirazı kimsenin, sufi kimseye itirazı doğrudur.; ancak sufinin fakihe itirazı doğru olmaz. Tasavvufların fıkha dönüp onunla yetinmek mümkündür.


    Ancak tasavvuf fıkıhsız olmaz. Her ne kadar mertebe itibariyle tasavvuf fıkıhtan üstün olsa da fıkıh bırakılıp tasavvufa gidilemez. Tasavvuf fıkıhsız olamaz.
    Ancak fıkıh daha sağlam ve maslahat açısından daha geneldir. Bunun için şöyle söylenmiştir:
    ‘Sufi, fıkıhçı olmalıdır; ancak her fıkıhçı sufi olmayabilir;”


     

     

    Nida Yayıncılık | Karton Kapak | İstanbul, 2008 | 2. Baskı | 326 Sayfa

  • Asırlar boyu maalesef Sûfiyye’ye karşı hased edilmiş ve haklarına girilmiştir. O topluluk Allah rızasını merkeze alıp işlerine devam etmişler, sataşmalar üzerinde durmamışlardır. Diyebiliriz ki ‘Selam’ (Furkan, 63) deyip yollarına devam etmişlerdir. Bu asude topluluğa çatarlarken aslında işi yer yer iftiraya vardırdıkları da maalesef müşahede edilmiştir.

    Bu konuda Müslümanların mutedil düşünüp kardeşliğe zemin hazırlamaları için arzu ettik ki tenkitler insaflı olsun. Bunu temin için de bu çalışmayı düşündük.

    Böylece bir Müslümanın, ‘Doğru sadece benim bildiğim ve dediğimdir, başkaları yanlıştır’ fikrinden sıyrılıp onun dediğinden başka da doğruların olabileceğini; kendisinin de yanılabileceğini kabul etmesini hatırlatmak istedik.


    Karton Kapak | Mayıs 2020 | 2. Baskı | 110 Sayfa

     

  • Eserin Tam İsmi: Tasavvufun On Esası (Usul-i Aşere)


    İslam tasavvufu ve Yüce Şeriat’a uygun turuk-i aliyye bu büyük cihadın rahmani mektepleridir. Ulu bir alim tarafından te’lif edilen ve yine yüce bir alim tarafından tercüme edilen bu kitap tasavvufun on temel kuralını anlatmaktadır.


    Görsel Temsilîdir. 


     

     

    Bedir Yayınevi | Karton Kapak | İstanbul, 2016 | 2. Baskı | 88 Sayfa

  • Eserin Tam İsmi: Tenbihü’l Gafilin ve Bostanü’l Arifin


    Tenbihü’l-Gâfilin ve Bostanü’l-Ârifin kitapları takriben 1000 yıldan beri bütün İslâm dünyasında okunup öğretilegelmiş çok mübarek ve faydalı iki irşad ve öğüd kitabıdır. Asırlar boyunca vâizler ve mürşidler milyonlarca Müslümana bu kitaplardan dersler vermişler; onlara takvâyı, fazileti, dindarlığı, olgun Müslüman olmanın yolunu, Allah korkusunu, Peygamber sevgisini, dünya ve âhiret saadetinin yollarını çok defa bu iki kaynaktan anlatmışlardır.


    Görsel Temsilîdir. 


     

    Bedir Yayınevi | Cildli | İstanbul | 1. Baskı | 1016 Sayfa

  • Feridüddin Attar’ın (k.s) meşhur eseri Tezkiretü’l-Evliya, Prof. Dr. Süleyman Uludağ’ın çevirisiyle Semerkand Yayınları tarafından yayına hazırlandı. Asırların eskitemediği bu eserde Allah dostlarının hayat hikâyeleri, ibret verici menkıbeleri yer alıyor. Tasavvufî
    ve ahlâkî bilgiler ansiklopedisi niteliğindeki bu eser Ehl-i sünnet’in temel tasavvuf kaynaklarındandır.

    Tezkiretü’l-Evliya’da engin bir insan sevgisi, ırk ve inanç farkı gözetmeyen bir insanperverlik, derin bir dinî müsamaha vardır. Insanlığın gösterdigi farklı tezahürler bir yana bırakılarak, bütün insanlarda bir ve aynı olan öz ve cevher üzerinde ısrarla durulmuş
    ve bu husus ifade edilmeye gayret edilmiştir. Tasavvufî ve ahlâkî bilgiler, umumiyetle menkıbeler biçiminde sade, anlaşılır ve beliğ bir şekilde ifade edilmiştir.


     

    Semerkand Yayıncılık | Cildli | İstanbul, 2013 | 1. Baskı | 1000 Sayfa

  • Zühd – Hasan-ı Basri

    11.50  8.00 

    “Sözü, Rasûlullah’ın sözüne en çok benzeyen Hasan-ı Basrî’dir.” İmam Cafer-i Sâdık
    Hasan ibn Ebi’l-Hasen Yesâr el-Basrî, 641 tarihinde Medine’de doğmuştur. Annesi Hayre, Rasulullah’ın (sav) eşi Ümmü Seleme’nin âzatlısı ve hizmetkârıdır. Tabiînin önde gelenlerindendir. Hz. Ali’nin yanında yetişen Hasan-ı Basrî, Hz. Osman ve Hz. Abdullah bin Abbas gibi önde gelen sahabelerle görüşmüştür.
    İlke olarak devlete ve siyasî otoriteye baş kaldırılmasına karşı olduğundan birtakım telkinlere, hatta zorlamalara rağmen isyanlara katılmamış, ancak zalim ve zorba devlet adamlarını hiç çekinmeden tenkit ederek baskı altındaki halkın hislerine tercüman olmuştur.
    Haccac’ın Hasan-ı Basrî’yi tehdit ettiği bilinmektedir. Ancak tehditten korkmayan Hasan-ı Basrî bunu bir imtihan olarak görmüş ve Haccac’a karşı tavrını değiştirmemiştir.
    Zühd ve takvası ile, sözü ve amelinin bir oluşu ve tesirli hitabetiyle çağdaşlarını etkilemiş ve daha sonra gelenlere güzel örnek olmuştur.
    Zühd anlayışı; tefekkür, nefis muhasebesi, dünyadan uzaklaşma ve Allah aşkına dayanmaktadır. Toplumla iç içe ve fakat toplumun kötülüklerini erdemli davranışlara dönüştürmeyi amaçlayan bir anlayıştır.
    “Âdemoğlu, üç şey arasındadır: Başına gelen imtihan, tükenen nimet ve yok eden ölüm.”
    Yunus bin Ubeydullah (rh) dedi ki: “Hasan’ın (rh) ağzını doldurarak güldüğünü hiç görmedim.”
    Hasan-ı Basrî (rh) şöyle derdi: “Mü’min, zeki ve basiretlidir. Allah, kendisine olan ihsanını arttırdıkça, O’na olan korkusu artar.”


    Hüner Yayınevi | Karton Kapak | Konya, 2017 | 2. Baskı | 128 Sayfa

Updating…
  • Sepetinizde ürün bulunmuyor.