Şia ve Şiilik

Şia ve Şiilik ile ilgili tüm çalışmalara RIHLEKİTAP ayrıcalığıyla ulaşabilirsiniz.

Gösterilen sonuç sayısı: 7

  • Şiilik ve Humeynicilik – Said Havva

    10.00  7.00 

    Yüce Allah, Resulüne (sav) vahvetmeve başladığında Mekke’nin vadilerinde tek başına idi. Olacak olanlardan habersizdi. Yüce Allah’ın biricik habibi olduğunu bilmiyordu. Şirkin karanlık cağlarında, fıtratın aydınlattığı yolda ilahi murakabe ile yol alıyordu. Nihayet Yüce Rabbimiz, âlemlere rahmet olsun, kullarını cahilivenin bataklığından yıkarsın ve onları temizlesin diye onu âlemlere seçti ve üstün kıldı.


    Nihayet, onunla birlikte emaneti taşıyacak bir nesle ihtiyaç, vardı. Bu emaneti olduğu gibi kavrayıp eda edecek bir nesle. Nebimiz (sav) Allah’tan aldığı vahyi davet etmeye başladı. Yeryüzü alabildiğince karanlıktı ve yeryüzünü aydınlatacak nurun ilk kıvılcımı çakılmıştı, “Ey bürünüp sarınan! Kalk ve uyar!” [74/1-2] Bütün âlemi kuşatacak, kıyamete kadar sönmeyecek imanın kıvılcımı! Karanlıklar içerisinde bunalmış, yolunu aydınlatacak bir ışığın özlemini çekenler hemen bu ışığın etrafında öbekleştiler. İşte ilk nesil olacak ve Râşit Hilâfeti kurup, kitabı ve sünneti kendilerinden sonraki kardeşlerim* aktaracak çekirdek kadro bu halkadaydı. Hz. Ebu Bekir buradaydı, Hz. Ömer buradaydı, Hz. Osman buradaydı, Hz. Ali buradaydı ve daha diğerleri… Rasulullah’ın elinde, vahyin kontrolünde birçok imtihandan geçerek ilk nesil yetişti. Rasulullah’ın sünnetini iliklerine kadar içtiler. Kuranı, Rasıılullah (sav)’in Menheci üzere fehmettiler.


    Sonraki dönemlerde insanlar İslam’ın temel iki kaynağı Kuran’ı ve Sünneti eski cahiliye felsefesi ile anlamaya ve yorumlamaya başlayınca birçok garip görüş ortaya çıktı. Bu sapkınlıkların bazıları Yahudi, Mecusi veya Yunan felsefesinden esinlenerek Müslümanların akidelerini ve dinlerini ifsat etmek için kasıtlı olarak İslam düşmanları tarafından türetilmişti. Bu fırkalardan birisi de Şia taifesiydi. Ali (ra) yüceltmek ve diğer sahabelerden üstün tutmak söylemleri ile ortava çıktı/çıkarıldı. Daha Ali (ra) vefat etmeden bile O’nun ilahlığını konuşacak kadar ileri gidenleri oldu. Bir birinden farklı söylemde onlarca kola ayrıldılar. Anlaşılması güç olan ise, Ali’yi sevip yüceltmek ve Ehl-i Bevte saygı duymak, nasıl olurda İslam’ın kendisiyle savaşmak için gönderildiği bir şirk akidesine dönüşürdü. Bu samimiyetle açıklanacak sınırları çoktan asmıştı. Bu kitapta kısaca Şia’nın ortaya çıkışını ve inanç esaslarını ele alacağız.

    Quick View
  • Derin Paradoks: TAKIYYE – Serdar Demirel

    17.00  12.00 

    Eserin Tam İsmi: Şiâ Rivâyet Kültüründeki Derin Paradoks TAKIYYE


    Bu çalışmada takıyye’nin Ehli Sünnet ve Şia’daki yerini, takıyye’nin Şia ekolleriyle beraber anılmasının sebebini, yine Şia rivayet kaynaklarına dayanarak takıyye rivayetlerinin meydana getirdiği rivayet sorununu ve bu sorunun yol açtığı ayrıştırıcı, ötekileştirici boyutlarını analiz ettik.. Tanıtım Bülteninden


    Görsel temsilîdir. 


    Karton Kapak | İstanbul, 2016 | 1. Baskı |152 Sayfa

    Quick View
  • İmamet Teorisinin Hadis Referansları – Abdullah Ünalan

    23.00  16.00 

    Eserin Tam İsmi: İmamet Teorisinin Hadis Referansları: Ehl-i Sünnet ve Şia Örneği


    Zamanın, Din tarafından gösterilen istikâmetin heyecanı ve hassasiyeti üzerinde birtakım küllendirmelere yol açtığı, ayrıca tek tek her insanda aranması gerekmese de idari mekanizmada kendini hissettirdiği belli bir süre sonra toplumun siyaseti üzerinde etkili olmaya başladığı da bir gerçek olarak ortaya çıkmaktadır. Sadr-ı İslâm’ın akabinde, siyasal farklılıkların oluşması ve bunların giderek birer iktidar mücadelesine dönüşmesi, sonraları ümmetin iki ana kanadını oluşturacak olan Ehl-i Sünnet ve Şîâ’da somutlaşmasına rağmen, her iki taraf da nihâî noktada Râşid Halifeler dönemindeki uygulamalara atıf yaptığından ve orada sosyal ve siyasal arenada meydana gelen olayları referans olarak aldığından çalışmamızı bu dönem olaylarına odaklandırmayı uygun bulduk. Çalışmamızda, referans olarak gösterilen Râşid Halifeler Dönemini Hicrî IV. asırda yaşamış bulunan Ebû Nu’aym el-İsfehânî’nin Kitâbu’l-İmâme ve’r-Raddu ala’r-Rafida isimli eserini ana kaynak kullanmak suretiyle İmâmet ve ilgili meseleler açısından incelemeyi hedefledik. Ehl-i Sünnet ve Şîâ’nın konuyla alakalı temel argümanlarını ele alan ve tartışan eserin, ilgilenen aydınların bilgi hazinelerine katkı sağlayacağına inanıyoruz.


    Görsel Temsilîdir. 


     

    Mevsimler Kitap | Karton Kapak | İstanbul, 2017 | 1. Baskı | 312 Sayfa

    Quick View
  • İstanbul Celseleri – 1 – Peşaver Gecelerine Reddiye – Ebubekir Sifil

    20.00  14.00 

    Eserin Orjinal İsmi: İstanbul Celseleri-1 Şia’nın Peşâver Geceleri İsimli Kitabına Reddiye


    “İslâm Dünyası’nın, emperyalist Batı’nın çok yönlü askerî, ekonomik, kültürel… tasallutuna maruz bulunduğu günümüzde Sünnî-Şiî ihtilafını “körükleyici” faaliyetlerde bulunmak Müslümanların menfaatlerine hizmet etmez.” Bu cümlenin bir hakikati ifade ettiğine inanır ve gereğini yapmanın her Müslüman üzerine vecibe olduğunu düşünürüm.

    Ancak biraz tarih bilen, Şîa’yı biraz tanıyan herkes gibi ben de “olan”la “olması gereken”i birbirinden titizlikle ayırdetme sorumluluğunun, özellikle son dönemde yaşadıklarımız da dikkate alınınca “ertelenemez” bir başka vecibeyi omuzlarımıza yüklediğinin farkındayım. Sünnî-Şiî ilişkileri konusunda hâlâ hülyalı temennilerin toz pembe dünyasında yaşamakta olanları acı gerçekle yüzyüze getirip uyarmak! Önsöz’den.


    Görsel temsilîdir. 


     

     

     

    Karton Kapak | İstanbul, 2018 | 1. Baskı | 207 Sayfa

    Quick View
  • Şia’da İç Çatışma – Musa El-Musevi

    14.00  9.50 

     

    ​”​Ne zaman Şîa, Şiîleşme ve İmamiyye akidesinde derinleşsem, Şîilik ve Şîileşme arasında bazen açık çelişkiye varan büyük bir uçurum buluyorum. Öyleki Şîileşmenin ayrı, Şîliğin ayrı şeyler olduğunu açıkça görüyorum. Ne zaman Şiileşmek ve Şiilik arasındaki çatışma tarihine dalıyorsam, karşıma İran’da h. 907’de Safevî Şah İsmail’in kurduğu Safevî devletinin ortaya çıktığı II. asra giden yolu hazırlayan, Büyük Gaybet’ten sonra fikrî çatışmaların başladığı I. asrı da kapsayan ilk üç asır çıkmaktadır. Buradan da, çağımızda da gördüğümüz yeni Şîi ve Şîileşme fikirlerinin çatıştığı III. ve son asır gelmektedir. Yer ve göklerin taşıyamadığı Şîî toplumunda esen tehlikeli ve üzüntü verici sonuçlar doğuran fikirler.
    Bu ıslah kitabımızda​ harflere noktaları koymamız için fikirleri gerçek şekilleriyle ortaya koyarak yolu aydınlatmalıyız ki okuyucu ipuçlarına sahip olsun.”


     

    Mevsimler Kitap | Karton Kapak | İstanbul, 2017 | 1. Baskı | 138 Sayfa

    Quick View
  • Şia’nın Rasyonel Tenkidi – Abdülaziz ed-Dehlevi

    30.00  21.00 

    Eserin Tam İsmi: Şia’nın Rasyonel Tenkidi


    Mütercim: Doç. Dr. Abdullah Ünalan
    Çevirisini yayınladığımız et-Tuhfetü’l İsnâ Aşeriyye, Şîa fırkalarının çelişkili ve tehlikeli itikadî düşünceleri­ni, Şîa kaynaklarından aktardıktan sonra, hem Şîa, hem Ehl-i Sünnet kaynakla­rından cevaplar vererek Şîa’nın çelişkili düşüncelerini maharetle çürütmektedir. Müellifin hem Ehl-i Sünnet, hem Şîa kaynaklarına hâkim olduğu eserin her say­fasından anlaşılmaktadır.

    Kitabın tahkikini yapan değerli ilim adamı üstat Muhibüddin el-Hatîb Tuh­fe İsnâ Aşeriyye’yi şöyle tanıtmaktadır: “Bu kitabın aslı (İslami) ölçüleri açıkla­mak ve hakikatlerini hem Şîa, hem Ehli Sünnet,hem bütün insanlar için ortaya koymaktır. “

    Kitap okunduğunda, Hicri ilk asırda ortaya çıktığı sanılan ve günümüze kadar varlığını etkin şekilde sürdüren Şîa ekolünün, sanıldığı kadar hafife alınmaması ve eseri tercüme etmenin haklı gerekçelere dayandığı görülecektir.

    Şu ana kadar Türkçe’ye çevirisi yapılmamış bu kıymetli eseri dilimize kazandırmakla çok önemli bir vazifeyi ifa ettiğimiz kanaatindeyiz…


    Görsel Temsilîdir. 


     

     

    Mevsimler Kitap | Karton Kapak | İstanbul, 2018 | 1. Baskı | 272 Sayfa

    Quick View
  • Yakıcı Yıldırımlar – İbn Hacer El Heytemi

    70.00  42.00 

    Eserin Tam İsmi: Yakıcı Yıldırımlar(Es-Savâiku’l-Muhrika fi’r-Reddi ‘alâ Ehli’l-Bid’ ve’z-Zandaka)


    Eğer alevilik, rafizilik ve şiilik Hazret-i Ali’yi, Hazret-i Hasan’ı, Hazret-i Hüseyin’i, Hazret-i Fatıma annemizi ve bütün Ehl-i Beyt’i ve Al-i Aba’yı (radiyallahu anhüm) sevmekten ibaret ise, bilmiş olunuz ki, biz de böyleyiz ve bu hususlarda beraberiz.
    Eğer alevilik, rafızilik, şiilik Hazret-i Ebubekir’e Ömer’e, Osman’a ve -küçük bir müstesna- Ashab’a, Hazret-i Aişe validemize (radiyallahu anhüm) buğz etmek, iftira etmek ise, iyi bilmiş olunuz ki, biz ehlisünnet ve cemaat müslümanları, bu çirkin işlerden de, bunları işleyenlerden de beriyiz.


    Görsel Temsilîdir. 


    Bedir Yayınevi | Cildli | İstanbul, 1990 | 1. Baskı | 492 Sayfa

    Quick View
X
0

Your Cart